Fulya’ca

Kurban Bayramı Kutlu Olsun

Uzun bayram tatili  sayesinde birçoğumuz uzaktaki sevdiklerinin yanına çoktan ulaştılar. Bayramlar kalabalık ailelerle güzel bizce. Fulya’cım memleketinde 🙂 ailesiyle birlikte olan şanslılardan.  Biz  Adana’ya gidemedik maalesef ama  kurban işlerimizi halledip İstanbul’daki akrabalarımızla birlikte olacağız.

Güzel bir bayram sabahına erkenden uyanmak, güne başlamak niyetimiz.

Çocuklarımıza da bayram coşkusunu yaşatabileceğimiz sevgi sevgi ve huzur dolu bir bayram geçirmesini diliyoruz.

Read More»

El Yıkama Derdi

El yıkamanın da derdi mi olur demeyin. Biz bu yüzden geçen sabah hastanenin cildiye bölümünde bulduk kendimizi. Oğlumun okuldan geldiğinde ellerinin üstünde ortaya çıkan hafif kuruluk ve kızarıklıkla başladı problemimiz. Sık sık nemlendirici kremler sürdükse de her gün geldiğinde daha kötü bir görüntüyle karşılaşıyordum. En son ciltte  ince yarılmalar ve kanamalar görünce hemen doktora gitmek gerektiğini anladım. Açıkcası egzama olabileceğini düşünmüştüm.

Doktor görür gormez senin ellerinde belli bir rahatsızlık yok ama sen temizleneyim derken kendini hasta etmişsin dedi. Ellerini yıkadıktan sonra tam olarak kurulamayıp dışarı çıkması ve bir de muhtemelen okuldaki sıvı sabunlardan olabileceğini söyledi. Doktorun verdiği kremleri kullanmaya başladık hemen etkisini gösterdi. Ama en önemlisi sabuna ve ıslak elle dışarıya çıkma konusuna dikkat etmesi…  

Read More»

Bol Bol Yürüyüş

Bir yıl kadar önce bir anda baskülde 6-7 kilo fazla çıkınca şöyle bir silkinip kendimi toparlama vaktinin geldiği gerçeğiyle yüzyüze geliverdim. Hayatım boyunca çok fazla kilo problemim olmadı ama nasılsa veririm diyip önemsemediğim kilolar üstüste eklendikçe böyle bir problem çıktı ortaya. Böylece ara sıra yaptığım yürüyüşleri daha sıklaştırmaya başladım. Havaların iyi olduğu günlerde açıkhava yürüyüşleri yaptım. Çok yağışlı ve soğuk günlerde de koşu bantında yürümeye ve arasıra koşmaya çalıştım. Yine de tercihim her zaman açık hava yürüyüşleri.

Bir gün tesadüfen instgramda Şeyda Çoşkun’un hesabıyla karşılaştım. Kendisi HAdise, Gülben Ergen gibi bir çok ünlüyü zayıflamış, yayınladığı fotoğraflarının altında ufak tefek tüyolar vererek  takipçilerini zayıflatmak için teşvik ediyor ve mutlaka günde 7 kilometre yürüyüş yapmalarını söylüyordu.  Böylece günde 4-4.5 km olan yürüyüş mesafemi 7 km ye çıkardım. İtiraf etmeliyim başlarda yürüyüşümü tamamlayıp eve geldiğimde bacaklarım tir tir titriyordu, sonradan ona da alışılıyor 🙂

Yürüdüğüm mesafeyi hesaplayabilmek için teknolojiden faydalanıyorum elbet;) Yürüyüş yaparken Iphone dan Nike plus programını kullanarak kaç kilometre yürüdüğümü, yaklaşık olarak kaç kalori yaktığımı öğreniyorum. Program bu bilgileri GPS kullanarak hesaplıyor. Nike Plus programı günlük skorları otomatikman kaydediyor.. Mesela geçtiğimiz eylül ayı boyunca toplamda 84, 8 kilometre yürüyüş yaptım. Umarım ekim ayında da bu performansı yakalayabilirim.   Fazla kilolar konusuna gelince, şimdilik ideal kiloma ulaştım artık önemli olan bunu koruyabilmek. Malum yaş ilerledikçe metabolizma da yavaşlıyor ve yediklerimize de dikkat etmemiz gerekiyor.                      nike1

Dibek Kahvesi

Kahve bahane sohbet şahane! Hele ki özlenen kızkardeşle birlikte  olunca daha iyisi yok. Bu hafta Antalya’da kızkardeşimin yanına tatile geldik. Bol güneş, havuz, deniz ve hasret giderme olunca keyfimiz çok yerinde. Kahvemiz de kahvaltıdan sonra balkonda olmazsa olmazımız. Bu kez tercihimiz normal Türk kahvesinden farklı olarak dibek kahvesi. Dibek kahvesi yeni tanıştığım bir lezzet. Çok yumuşak ve hafif aroması olan, biraz sütlü kahve tadında diye tanımlayabileceğim bir kahve. Kahvenin farkı öğütülme şeklinden kaynaklanıyormuş, elle taş üzerinde öğütüldüğü için aromasını kaybetmiyor. Ben çok sevdim dibek kahvesini…kahve severlere tavsiyemdir. 

Read More»

Bu Blogda Direniş Var

Bu blogda direniş var. Şimdi birlik beraberlik zamanıdır!!! 

Read More»

Gençlik Marşı’nın Öyküsü

19 Mayıs Atamızın Samsun’a çıkışıyla özdeşleşen Gençlik Marşımı’zın yeni öğrendiğim güzel hikayesini  bugün kutlamakta olduğumuz bayram dolayısıyla sizlerle paylaşmak isteriz. Herşey inanmakla başlıyor, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı’mız Kutlu olsun.

“Ben 1919 senesi Mayıs’ı içinde Samsun’a çıktığım gün, elimde  hiç bir maddi  kuvvet yoktu. Yalnız büyük Türk milletinin asaletinden doğan ve benim vicdanımı dolduran yüksek ve manevi kuvvet vardı. İşte ben bu ulusal kuvvete, bu Türk milletine güvenerek işe başladım. Samsun’dan Anadolu  içlerine kırık bir otomobille gidiyordum… O kırık otomobil Anadolu içlerinde ilerlerken ben daima düşünür ve yaverime “Dağ Başını Duman Almış” marşını söyletirdim. Ben Türk ufuklarından bir gün behemahal* bir güneş doğacağına, bunun hareket ve kuvvetinin bizi ısıtacağına, bundan bize bir güç çıkacağına o kadar emindim ki, bunu adeta gözlerimle görüyordum.”

Read More»