Çocuklaçocuk Anneleri

Kayseri’den Dönerken – Uzun Araba Yolculuğu

Sömestr tatilinin ilk haftasında biz de eşimle yıllık izinlerimizden bir kaç gün kullandık. Geçtiğimiz yıl  Erciyes’te  harika vakit geçirmiştik, burada yazmıştım.  Bu yılda  kış tatilinde rotamız  çoktan belliydi.  Kayseri’ye gittik fakat  kardan tipiden Erciyes’e 1 gün çıkabildik 🙁 Onda da soğuk ve tipiden kayamadık.  Kayseri’de olduğumuz sürece Erciyes  göstermedi zirvesini bize,  oysa açık havalarda çok güzeldir manzarası. Erciyes’e çıkamamamız pek etkilemedi tabi bizi, Kayseriliyiz  ne de olsa. Akrabalarımızı, dostlarımızı görmek, onlarla sohbet bizim için en güzel tatillerden. Çocuklaçocuk ekibi olarak da  bir araya geldik 🙂 🙂

Giriş kısmı biraz uzun oldu ama ben asıl dönüşteki araba yolculuğumuzu anlatmak istiyordum. Kayseri- Kocaeli yaklaşık 9 saat, bizim çocuklar bebekliklerinden beri  alışıklardır  aslında uzun araba yolculuklarına (bakınız 2010 yılı çocuklarla uzun araba yolculukları yazımıza).  Çocuklar küçüktü o  yazımızda, şimdi 8 ve 13 yaş  çocuklarımızla  2 yeni eğlence ekledik uzun   yolculuklarımıza.  Paylaşmak istedim.

Read More»

Hayatınızın Zamanlasına Güvenin

“Trust timing of your life”; hayatınızın zamanlamasına güvenin diye çevriliyor. Bence tam türkçesi ise “Her şerde  bir hayır vardır”

Cuma günü yaşadığım bir olayda bu sözü hissettim tam anlamıyla…

Niye böyle hissettiğimi anlatmadan önce ; Tüm öğrencilerin ve öğretmenlerin yarı yıl tatili kutlu olsun.  Spor ve müzik kursları ile birlikte  aile olarak ritmimiz çok yüksek bir dönemdi, çocuklar çok emek harcadı.  Hepimiz tatili hak ettik 🙂

Cuma günü çocukların karne töreni için  okuldaydım.  Kerem bu yıl 2. sınıf ve sınıflara giremiyor veliler 2. sınıftan itibaren. Sınıfta  karne alışlarını seyredemesem de bekliyorlar gelmemi,  gitmezsem ben de iyi hissetmiyorum. 

Read More»

Kar , Kuşlar ve Yabani Alıç

Hepimiz kara doyduk, bol bol kar fotoğrafları paylaştık bu haftasonu.  Yoğun kar yağışının haftasonuna  gelmesi   biizm için çok keyifli oldu. Uzun zamandır ilk kez tüm aile tüm gün boyunca evimizdeydik, karla oynamaya  çıktık evin önüne bir süre o kadar. Ne   basketbol kursu, ne voleybol, ne piyano, …  Hafta sonlarımız koşturmacayla geçtiğinden garipti tabi, yıllardır öğlen uykusu uyumamıştım, bu hafta sonu uyudum mesela:)

Bahçemizde tam olarak adını bilmediğim , yabani alıç olduğunu düşündüğüm bir ağaç var. 

Read More»

Hayat Çoğaltabildiğin Kadar Senin

2016 da  sürekli bir kendimi motive etmeye çalışır bir durumdaydım. Biraz motive olduğumda gündem kendine çekti 🙁 beni.  Yapmak istediklerim  kenarda beklediler hal ve ruhiyemin yükselmesini… Ben de bekledim aslında enerjimin çoğalıp; yazmaya , örgüye,  çocuklarla faaliyetler uydurmaya uygun kıvama gelmesini. Ama anladım ki öyle bekleyerek, kafanda kurarak hiçbirşey olmuyor.    Özlemekle kaldım:(   Kendimi faydalı hissetmeyince ya da faydalı demeyelim de yapmak istediklerine vakit ayırmayınca yorgun yatıp yorgun kalkıyorum, ötesi yok. İş hayatına  daha çok kaptırıyorum kendimi böyle durumlarda. Kaptırmaktan kastım çok ya da az çalışmak değil, evde bile kafada işle gezmek, rüyada problem çözmek gibi. Oysa kimseye faydası yok bunun,  zihin boşalmalı, temizlenmeli, enerji depolamalı evde.

Mesela bu hafta sonuna bakalım,  süre olarak bakarsak normal bir hafta sonundan farkı var mı? Yok…  Ama sıradan bir cumartesi ve pazar olmadığından, yeni yılın enerjisinden,   ailemizle  dolu dolu geçirdiğimizden pazartesi uzun bir tatilden dönmüş gibiydim.

Read More»

Efes – 2

Dünya Mirasımız Efes’ e devam edeyim, bu yazıya sığmamıştı.

Yakınlarındaysanız , yağışsız ve  güneşli günler ise kaçırmayın  Efes i gezmeyi.

Read More»

Dünya Mirasımız Efes

Efes Antik şehri 1994’te UNESCO tarafından Dünya Mirası Geçici Listesi’ne dahil edilen ve  2015’te ise tescillenen Dünya Mirasımız. Bu yaz  tatil yaptığımız Özdere’ye çok yakındı , 1 günümüzü Efes, Selçuk  ve çevresine ayırdık. Yaz çoktan bitti biliyorum, yeni sıra geldi 🙁 Ayrıca bu mevsimde yağış olmayan güneşli günde daha güzel olabilir gezmesi. Yazın  sıcak günlerinde  gezenlerse suyu ve şapkayı unutmamalı.

Efes antik kentinin ilk kuruluşunun MÖ 6000 yıllarına kadar uzandığı söyleniyor. Önceleri  Kaystros ( Küçük Mendres Irmağının Ege Denize döküldüğü körfezin kıyısında ve Pion dağı  eteğindeydi. Bu ırmağın getirdiği alüvyonlar limanı doldurunca dağın güneybatı yanına, Bülbül  Dağı yamaçlarına taşınmıştır. Antik Çağda Efes, Kaytros vadisinden geçerek Asya’ya ulaşan büyük bir ticaret yolunun batısında, bu yolun başlama noktasıydı. Persler, Atinalılar  olmak üzere bir çok  farklı egemenliğin altına giriyorlar. Bu kadar uzun bir medeniyetin tarihi anlatmak bana düşmez. Okuduklarımdan dinlediklerimden ve gördüklerimden inanılmaz etkilendiğini söyleyeyim sadece. Bizim imkanlarımızla karşılaştırılınca hep “nasıl yapmışlar” sorusu geziyor aklınıza.  Antik kenti gezerken kulaklıklı sesli rehberlik sistemi kiralayarak gezmenizi tavsiye ederim.  Her sütun daha bir anlam kazanıyor hikayesini  öğrenince.

Antik Kentin 2 girişi var. Biz aşağı kapıdan girip önce yukarı kapıya (Magnesia Kapısı) kadar  kadar  yokuş yukarı hızlıca yürüdük, gezinin başında enerjimiz yüksekken. Sonra aşağıya eğimle  yavaş yavaş   kulaklık rehber eşliğinde yürüdük.   Aşağı kapıda faytoncular vardı ; yukarıya çıkmanın zorluklarından bahsedip durdular işleri gereği ama biz yürümekle iyi yaptığımızı düşündük.

Read More»