Kardeş Kışkançlığında Okul Meselesi

Kreşe başladığının 4. gününde şifayı kapan oğlum dün yeniden başladı okuluna. Okula başladığında hastalıklarla uğraşacağımızı ve böylelikle O’nun bağışıklığının kuvvetleneceğini biliyordum fakat biraz erken oldu bu hastalık benim için. Dengesiz havalarında etkisi olsa gerek. Maşallah nazar değmesin evde sıkıldığından mıdır, ablasını sürekli taklit ettiğinden midir, sorun çıkarmadı okula giderken. Severek gidiyor okula. Akşam aldığı yıldızları gülen yüzleri sevinçle gösteriyor bize.

Rahatsızlık döneminde kardeş kıskançlığının başka bir örneğini daha yaşadık. 3. sınıftaki kızım “Kerem gitmiyor okula ben de gitmeyeyim” diye tutturdu. İlk gün geçti araya hafta sonu girdi Kerem hafta başında da gidemeyecek durumdaydı. Bu kez “siz ben hastalandığımda 1 gün evde kalmama izin veriyordunuz bu kadar uzun evde kalamıyordum” diye. hay Allahım dedim, hasta oğluşa mı bakayım, evde kalan kardeşini kıskanan ablaya mı ? Gerçi kızımın okulla arası iyidir ilk haftadan gitmemek için bahane uydurmaz ama Kerem in evde kalmasına takıldı nedense, sanki yıllardır birlikte okula gidiyorlarmış gibi.

Bu arada sabahları gösterdiği kıskançlıkların tersine İrem’in bu haftası pek keyifli geçti okulda. Spor ve kültür iki ayrı kulüp dersi oluşturulmuş bu yıl okullarında. Ve kızım 1.sırada istediği kulüplere katılığı için çok mutlu oldu. İlki geçen yıldan beri istediği Takı tasarım , diğeri ise bu yıl ilk kez organize edilen binicilik. Okulumuzun yakınında bir at çiftliği var, 1 saatliğine okulla oraya gidecekler her hafta. Ama ata binmek için önce gerekli bilgileri öğrenip sorulacak soruları bilmek gerekiyormuş. Her hafta birkaç şanslı binecek ata benim anladığım. Çocuklar ve okul böyle işte.

Fotoğraf ise okulların açılış mevsimi “Eylül” e ait.