Karagözüm Hacivatım

Bursa’da Karagöz Müzesi’ni de gezme fırsatımız oldu. Hem de planlasak olmayacak bir şekilde. Kalacağımız yerden çıktık yürüyerek ilerliyorduk ki müzenin önünde bulduk kendimizi. Çocuklar açlıklarını dahi unutarak müzeyi gezdiler.  Karagöz Müzesi  çok güzel düzenlenmiş fakat aslında daha bir çok şey yapılıp gelir elde edilebilir bizce. Bir kere müzeyi merakla gezen çocuklar için Karagöz kitap ve CD leri satışa sunulabilir. Gsöteri salonu vardı, daha fazla aktif olabilir. Karagöz Hacivat  kültürümüzden kazanç sağlayıp tanıtımı için daha fazla olanarak sağlanabilir bu sayede.

Aşağıda belirtildiği gibi; Karagöz’ün ne yaşadığı ne de yaşamadığı yolunda bir bilgi bulunmamakta. İrem’le bu kısmı bir kaç kez tekrarladık, yaşamamış olma ihtimali garip geldi O’na.

Karagöz oyunları Osmanlı döneminde seyircisine göre  farklılık göstermekteymiş. Ayrıca bilinenin tersine aslında seyicisi yetişkinlermiş.

Karagöz müzesinin bahçesi ve bizim çocuklar. Kerem’le fotoğraflara bakarken;

“-Kerem bak Karagöz’ le fotoğrafın” dedim ağız alışkanlığı ile. O da bana

” Anne, bu Hacivat” demesin mi? Nerden anladı bilmiyorum, müze öncesinde  1 kez Karagöz – Hacivat  gösterisi seyretmiş idi. Çocuklar bizi hep şaşırtıyorlar, iyi ki varlar.