09
2008İSTANBULLULAR-BUKET UZUNER
Özellikle ilk bölümlerinde kişilerin uzun uzun tanıtıldığı ve bölüm aralarındaki İstanbul tasvirleriyle akıcılıktan biraz yoksun bir kitap olmuş.
Ama ben yine de elimden bırakamadım, Buket Uzuner kitaplarına olan sevgimin de etkisi büyüktür. Yoksa sevmediğim, sıkıldığım kitapları sonuna kadar okumaya devam etme alışkanlığımdan vazgeçeli yıllar oldu, kendimi zorlamıyorum artık.
Kitapta İstanbul Atatürk Havalimanında karşılaşan 15 insan üzerinden, İstanbul mozaiği anlatılıyor. Ve bir de aşk var.
Arka kapakta yazıldığı gibi;
….Modernitenin ve şehrin sınırında genetik bilimciden gurbetçi işçiye, taksi soföründen ünlü bir heykeltraşa , tuvalet temizlikçisinden mimarlar odası eski başkanına kadar İstanbullu 15 kişinin yolları kesiştiğinde yüzyılımızın göçlerle genişlemiş İstanbul’undan dolayısıyla Türkiye’sinden bir kesit ortaya çıkıyor….
Bu kişilerin kendileriyle hesaplaşmalarına tanık oluyorsunuz. Çevremizde gördüğümüz her insandan bir parça var içerisinde. Hesaplaşmalarda hem kendimizden birer parça bulabiliyoruz hem de çevremizdeki karakterleri çözmüş oluyoruz.
Sonlara doğru kitabın ritmi hızlanıyor, akıcılık kazanıyor. Aralarda İstanbul’un kendini anlattığı bölümler var, aslında tarih seven birisi olarak çok ilgimi çekti fakat kitabın genelindeki gereksiz uzatmalar, bu kısımlarda daha bir abartılmış.
Hani okuldayken literatür okumaları için öğretilen “Skimming & Scanning” hızlı okuma teknikleri var ya, bu kitapta uygulamak gerek.
Neyse yazdıklarıma bakınca kötü gibi bir izlenim oluşabilir ama değil, sadece fazladan uzatılmış.
Anlatılan aşk ve insanların kendileri ile hesaplaşmalarını, özellikle düğümlerin çözüldüğü son kısımları severek okudum.
Beni en çok etkileyen kısım üzerinde uzun süre düşündüren kısımdan yaptığım alıntı aşağıda;
…
Kete, geçmişi kabul edip kendini bağışlamadan yeni hayatlar, yeni umutlar ve yeni yarınların mümkün olmadığını düşünüyordu. Göğsünde çok uzun yıllardır taşıdığı acı ve kin düğümünün çözülmesi için bağışlaması gerekenler aslında anne ve babası değil, kensdisiydi! Öyleydi. Öyle olduğu için öyle zordu. Öyle. Öyleydi. Öyledir. İnsanın en zor bağışladığı kişinin kendisi olması nedeniyle… En büyük hataları ancak kendimiz yaptığımız , kendimizi en çok kendi hatalarımız, arıza ve zayıflıklarımızla bozguna uğrattığımız için…
İlgili Yazılar
- 187.SAYFA MİMİ Sevgili Dilekçetin mimlemiş bizi. Kitap okumayı sevenler için çok güzel...



lale celepoglu
Ben Buket Uzuner i Kumral Ada Mavi Tuna ile tanıdım sonra tüm kitaplarını okudum. İstanbulluları da çok sevdim. Ama dediğiniz doğru gerçekten daha önceki kitaplarından farklı bir dili vardı. Sevgiler size
mavianne
Buket Uzuner kitaplarını ben de çok severek okurum,
iki yeşil su samurunu da sevmiştim,
geliboluyu da,
istanbulluları okumadım,
sevgiler
Geveze Kalem
Blogların yorum sayfalarda isminizi görmüştüm daha önceleri. Ancak ilk kez bu akşam tıkladım ve karşımda Buket Uzuner’le ilgili bir yazı çıkınca çok şaşırdım. Son günlerde sıklıkla Buket Uzener ve çağrıştırdıkları hakında düşünüyordum. Hatta bloğuma da bununla ilgili bir yazı ekledim dün.
İstanbullular konusunda sizinle hemfikirim. Ve tam da bu yüzden Buket Uzuner’in her zaman öykü yazması taraftarıyım. Lütfen ‘Şiirin Kız Kardeşi Öykü’yü okuyun, bahsettiğim tadı alacağınızı sanıyorum.
Şimdi sayfanızı incelemek istiyorum. Uzun süre geçireceğimden eminim.:)
Sevgiler…
fulya
Bu kitabı sevmedim ben…sonuna kadar okusam da bana sevdirmeyi başaramadı…
filizbahcesi
Şu an bende bu kitabı okuyorum. Daha bitirmedim ama sevdim. Beni sıkmadı.Buket Uzuner zaten sevdiğim bir yazar.Zevk alarak okuyorum.
eda suner
Çok sevmemiştim bu kitabını ama taa gençkızlık yıllarımdan beri Buket Uzuner’i severek okurum bende
berrin
buket uzuner en haz aldıgım yazarlardan..5 tane kıtabını okudum..bunu gormemıstım..enınde sonunda edınıp okuyacagım.paylasımın ıcın tesekkurler..
elff
buket uzuner in gelibolu ve kumral ada mavi tuna sını okumuştum ve özellikle kumral ada mavi tuna beni çok etkilemişti,dilini ve anlatımını çok akıcı bulmuştum ama istanbullular dan uzak durdum eleştiriler sebebiyle…
fakat aklımın bi köşesinde kalan kitaplar arasında, bakalım belki bi gün…
sevgiler…
sunrise
Ben de bir Buket Uzuner hayraniyim. Hatta Kumral Ada Mavi Tuna’yi birkac kere okudum. Cocugum olursa adini Tuna ve Ada koyacagim derdim hep.
Istanbullular’i gecenlerde okudum ama tam bir hayal kirikligi. Nasil bu kadar sikici bir hale getirebilir Sayin Uzuner bu kitabi anlamadim. Tamamen baska bir teknik denemis ama hic yakismamis. O uzun uzun anlatmalar, ayni yerde donup durmalar ve en sonunda hayal mi gercek mi oldugunu anlayamayacagin bir sekilde kitabi bitirme. Ayrica tum olaylar ve gelismeler gercek mi hayal mi denilecek turden ayirt edilemeyecek haldeydi.
Keske bu kitabi yazmasaydi yazar, bildigimiz guzel, yalin haliyle kalsaydi hep..
Sevgiler
Doğan 35
Merhaba;
Buket Uzuner’in hiç bir kitabını okumadım. Az önce(22.06.2009-21:15) TRT-Türk adlı kanalda, canlı yayında, İstanbullular kitabı üzerine yapılan söyleşide ne denli dolu bir bayan olduğunu ve kentli oluşun ne olduğu tanımını izleyene dek.Ve yarın gidip kitabını alıp okuyacağım. Mersinde yaşıyorum ve buranın kentlileşememiş bir kır kent olduğunu belirtmeliyim. Romanda anlatılarınbize ayna tutacağına ve bana iyi geleceğini düşünüyorum.
Saygılar. Doğan-from 35
— Mersin’i iyi bilirim bir adanalı olarak aslında orası da kozmopolit bir kenttir. Yalnız güzelliğinin kötü yazlıklarla gölgelendiğini düşünüyorum. İstanbullular kitabını seversiniz umarız,bizim gibi.