böcek Bahçeden gelen ağlamaklı ve tekrarlayan “Anneanne ” çığlıklarını üst kattan (4.katta oturuyoruz) duyunca aklım çıktı. Önce balkona koştum, göremedim, çığlıkları devam ediyordu. Sonra ayağımda ne varsa, kapının açık kalmasına aldırmadan merdivenleri uçarak indim. Merdivenin başında koşarak gelirken gördüm kızımı. Annemi ise göremedim.

-”Ne oldu anneanneye?”

o anda bir elinde bisikletle hızlı bir şekilde İrem Hn. ın arkasından gelen annemi gördüm.

Apartmanı ayağa kaldıran bu hengamenin, sebebi belli oldu sonra;

BÖCEK!

Bahçedeki çam fidanlarına dokunurken gördüğü bir böcek.

Şaka gibi; eşofman, terlik, dışarda kalsak sebebi bir böcek olacaktı.

Kızım, bu böcek korkusunu yener ilerleyen günlerde inşallah. Arkadaşlarım bilirler; aslında İrem , doğayı hayvanları bunlarla ilgili ne varsa kitap- cd hepsini sever. En sevdiği oyun da bebekler yerine hayvancıklarını konuşturmaktır.

Entomofobi (böcek fobisi) olsa sanırım, oyuncaklarına ve fotoğraflarına bakmaya, belgesellerde görmeye dayanamazdı.

Park - bahçe gezmelerine de yabancı değildir öyle. Ama belki Kayseri’ deki kuru hava nedeniyle veya belki ilaçlama nedeniyle daha az rastlıyorduk böceklere.

Onunla sonradan konuşurken şöyle dedim.

- Hayvancıklarınla oynamaya bayılıyorsun, dinazorlarını beslemek için ağaçlardan yaprak topluyoruz. Dinazorlar kocamanlar, onlardan korkmuyorsun…

-Anne, dinazorlar artık yaşamıyorlar. Onlar oyuncak, ama böcekler canlı.

Bu çocukların birden gerçek hayata dönüp bilgiç laflar etmeleri yok mu , şaşırıp kalıyorsun ne diyeceğini.

Böcek fobisini araştırırken Ekolojik Yaşam Portalı , ekoses.com‘da çok faydalı bir makaleye ulaştım.

Ekosistem ve zararlıları anlayabilmemiz için makalenin tamamını okumanızı tavsiye ediyoruz. Konunun önemini vurgulamak açısından yaptığımız kısa alıntılar ise aşağıda.

“”"

Bir türün zararlı olup olmadığına karar verebilmek için, bu türle ilgili örneğin populasyon büyüklüğü gibi biyolojik/ekolojik değişkenlerin ortaya konması gerekir. Zararlı tanımı insanın gereksinim ve değerlerine göre yapılan insan merkezci bir tanım. “Hiç böcek ve zarar olmamalı!” şeklindeki “mükemmeliyetçiliği” son birkaç on yılda patlak verdi. Bunun faturası çok sayıda “zararlı problemi” ve her yıl milyonlarca kilo böcek öldürücü kimyasal madde (insektisit) kullanımı oldu.

Bahçelerimizi ve park alanlarımızı böceklerle ve ekosistemin diğer canlı elemanlarıyla paylaşmaktan hoşnutsuz olmaya başladık. Çünkü son asrın böcek öldürücü ilaçları “sayesinde” sağda solda böcek görmemeye alıştık ve potansiyel olarak zararlı (bazen de zararsız) olan türleri az sayıda bile görmemiz, bizde acil bir yok etme isteği uyandırdı.

Böcek korkusu pek çok ülkede, özellikle şehirlerde yaşayan insanlarda oldukça yaygın. Bu da her sene yeni zararlılar yaratıyor. İnsanlar zararsız, hatta yararlı böceklerin ve diğer eklembacaklıların, örneğin örümceklerin varlığına tahammül edemedikleri zaman bu canlılar da zararlı olarak sınıflandırılıyor. Bunu önlemenin tek yolu, insanları böceklerle küçük yaşlarda tanıştırmak ve onları bu canlıların ekosistemimizin kalitesini korumadaki büyüleyici ve yaşamsal rolleri konusunda bilgilendirmek. “”"

Tags: , , , , , , , ,

Related posts

comments

11 Yorum to “ENTOMOFOBİ”

  1. rüzgar on Mayıs 6th, 2008 09:52

    Küçük yaşlarda mutlaka çözülmesi gereken bir sorun. Ben 35 yaşındayım, kendimi bildim bileli kelebek fobim vardır. Hayat kalitemi inanılmaz etkileyen bir rahatsızlık. Çocuğuma yansıtmamak için taklalar atıyorum, bahçede otururken koşarak kaçmaya başlıyorum, en sevdiğim mevsimin tadını kelebekler yüzünden çıkaramıyorum zaman zaman.

  2. fatoş on Mayıs 6th, 2008 13:13

    merhaba uzun bir aradan sonra.ben ancak kaçırdıklarımı okurum.sonra görüşürüz.

  3. ebru on Mayıs 6th, 2008 14:55

    Ben örümceklerden çok korkarım mesela. görmeye bile dayanamam. Ama işin aslına yazıda çok güzel değinmiş. Artık bazı bitkiler bile yaşayamıyor, sırf onlara zararlı yaratıkları böcekler yiyemiyor diye. Çünkü hemen böcekleri ilaçlıyoruz yazlıklarda bahçelerde… Dengeyi bozuyoruz yani.

  4. Nalan (Desertwind) on Mayıs 6th, 2008 16:53

    Iki kuzenim var, kiz olani bocekleri eline alip severken, oglan olani cimene dahi basamaz.Omer’le Zeynpe’de oyle…Icten gelen bir sey sanirim…

  5. fulya on Mayıs 6th, 2008 18:04

    melis de küçükken benim sayemde böceklerden korkuyordu.Büyüdükçe bu biraz olsun azaldı.Üzerine düşmede ve çok fazla bahsetmeyerek bahçeden topladığım birkaç böceği besleyerek geçirdik.Onların kendine zarar veremeyeceğini anlamış oldu böylece…

  6. mavianne on Mayıs 6th, 2008 18:36

    canım umarım geçer korkusu
    zor iş çünkü bununla yaşamak
    ben hiçbir böcekten korkmam huylanmam
    var öyle arkadaşlarım
    ama zor işleri
    umarım irem de kurtulur
    sevgiler

  7. Filiz Arıcan on Mayıs 6th, 2008 19:22

    Canım benim nasıl da korkmuş ki kimbilir çığlığı basmış.Ama inanki Özlem’cim ben koca kadın oldum karıncadan bile hala korkuyorum desem yalan olmaz.Bilmem belki de içten gelen bir duygu diğer tüm duygular gibi bu da…

  8. periliköşk on Mayıs 6th, 2008 19:38

    bizim kızlarda öyle maket hayvanlar oyunlarının içinde hatta yataklarında ama gerçeklerini görünce tırsan çocuklar bunlar…:=)
    karıncadan bile korkuyorlar yahu,sinekten böcek diye çığlık atarak kaçıyorlar….

  9. Ebruli Günlerdeyim on Mayıs 7th, 2008 16:58

    Merhaba;
    Ben hayvanlari, dogayi cok sevmeme ragmen boceklerle ve arilarla olan iliskimi duzeltemedim. Benden cok kucuk canlilar olduklari halde bir turlu bu korkumu yenemedim, yenemiyorum da. Ari bile gorsem kaciyorum. Eger evde ise o evde bile kalamiyorum.
    Hayvanlari cok seviyor olmakla bunun bir baglantisi yok. Goruntuleri cirkinlestikce insan korkuyor ve boyle uzayip gidiyor. Elime bir orumcek alip da “Ayyyy sen ne guzel seysin, ne tatlisin” diye bir kedi yavrusunu sever gibi onu sevemem, ona dokunamam.
    Ama sevenleri de takdir ediyorum.
    Bravo diyorum…

  10. uyuyang on Mayıs 8th, 2008 13:01

    geçmiyor yaş 20, 30, 40 da olsa geçmiyor bu korku ben aynı çığılığı bu yaşımda bile basarım:)

  11. lale on Mayıs 9th, 2008 10:24

    bim de kabusumuz. Çocukken ne yaptıysak halledemedik. NAzlı hala Örümcekten ölesiye korkar. Görrse o yok edilmeden odaya bile girmez. Umarım daha küçükken halledersiniz. Ama ne kadar anlatmaya çalışırsanız o kadar kafalarında yer ediyor bu korku. Garip bir ikilem yani. Sevgiler bıraktım

Görüşlerinizi Bekliyoruz