Kağıt hamuruyla ilgili ilk yazımız “Duvardaki Filler” i yazarken bahsettiğimiz gibi, bunun okullar ve kreşler gibi kalabalık gruplar için uygun bir faaliyet olduğunu söylemiştik.

Fakat daha sonra gerek bizim karşılaştığımız sitelerde gerek sevgili Deyzi’nin 10 marifette Papier Mache hakkında derlediği yazıda kağıt hamurunun ciddi bir uğraş, bir sanat dalı olduğuna inandık.

Bizim çalışmaların onlara yaklaşması için bir hayli zaman lazım ama sonuçta bunlar bizim acemi kağıt hamurlarımız, kıvamı tutturmak bir sonrakinde daha kolay olacak.

Fillerle aynı hamurdan oluşturduğumuz çerçeveler bunlar, kağıt hamuru yapılışını merak edenler Duvardaki Filler‘de tarifi ve detayları bulabilirler.

Read more

Tags: , , , , , , ,

Related posts

Bize anlattıkları bu destan ile bu vatanın her karışının, olağanüstü emeklerle kazanıldığını hatırlattıkları için 120 Filminde yer alan tüm ekibe sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Konusuyla, oyuncularıyla, müzikleriyle çok mükemmel bir film seyrettim. İki karakterle birden karşımıza çıkan Burak Sergen’e hayran kaldım. Özge Özberk’i zaten çok beğeniyordum, filmde de yine güzel bir performansı vardı.

Film, 1. Dünya Savaşının başladığı dönemde, Erzurum dolaylarında cephanesi biten jandarma tümenine Van’da kalan cephaneyi ulaştırmak için yola çıkan ,120 gönüllü çocuğun hikayesini anlatıyor. Trablusgarp ve Balkan harplerinin ardından eli silah tutanlar azalmış, çoğu cephededir. Saldırganlıklarını artıran Taşnak çeteleri yüzünden halk şehri boş bırakmak da istememektedir. Bu şartlar altında anne babaların bir yanı hiç istemese de vatan için cephane taşıma görevi yaşları 12-17 arasında değişen bu kahramanlara düşmüştür.

Read more

Tags: , , , , , , ,

Related posts

Her hafta sonu rutin McDonald’s ziyaretlerimizde çocuklarım happy meal le birlikte verilen oyuncakları  seçerken ”onu alma bunu al “diye ısrar ettiğim olmuştur gereksizce, sonunda onların dediği alınır,  ben de her seferinde oyuncakları onlara mı alıyorum kendime mi diye düşünürüm. Sanırım bunun sebebi bizim kuşağın bu konuda şimdikiler gibi şanslı olmaması , bizler çocukken bu kadar oyuncağımız var mıydı, hayır kesinlikle yoktu, belki de o zamanlar topu topu üç beş tane olan oyuncaklarımızın kıymetini bu yüzden daha iyi biliyorduk. Zamane çocukları ise her türlü ve sayısız oyuncağa sahipken çoğunu bir iki saat oynayıp ellerinin tersiyle bir kenara itiveriyorlar. Hiç unutmam bir keresinde pahalı ve çok beğendiğim bir oyuncak aldım, bunu görünce nasıl mutlu olacaklar ellerinden bırakmazlar, diye düşünerek verdim bizimkiler bıraktılar oyuncağı bir kenara başladılar mı kutusuyla oynamaya. Bu kutu merakı bütün küçük çocuklarda var, hatta bebeklerde bile var galiba. Read more

Tags: , , , , , ,

Related posts

Lise dönemlerime mi denk geliyor yoksa üniversite mi benim bu yastık merakım başladığı dönemler tam hatırlamıyorum. O zamanlar vakkorama da satılan burçlu yastıklar çok modaydı. Kendi burcunun yastığı sevdiklerinin burçlarına ait yastıklar derken neredeyse yastık koleksiyonu yapanlar olurdu. Bendeyse sadece kendi burcumunki vardı ama oraya her gittiğimde diğerlerini de incelemeyi severdim. O zamanlar hep hayalini kurduğum bir ev vardı. Öyle müstakil olsun, büyük olsun, bahçeli olsun şeklinde değildi hayallerim, yerlere atılmış bir sürü yastıklar, mumlar, bir de müzik setim ve kitaplarım olsun yeter, üniversiteden sonra hayallerim gerçek oldu ve kızkardeşimle ben ailemizin de desteğiyle böyle bir eve taşındık. Evlenip Kayseri’ye gelene dek yaşadığımız ev, hayatımın en güzel dönemlerinden birinin geçtiği yerdir. Aradan çook uzun yıllar geçse de benim evle ilgili hayallerim çoktaan değişmiş olsa da yastıklara olan merakım değişmedi. Hala gezdiğim ev ve dekorasyonla ilgili mağazalarda, alsam da almasam da mutlaka yastıklara bakarım, Read more

Tags: , , , ,

Related posts

En sevdiği oyun minik hayvanlar ve bunları kendi yazdığı senaryolarla, bizimle birlikte konuşturmak olan (bebeklerle oynamaktan haberi bile olmayan) kızımda, kızsal değişimler oluyor bugünlerde.

Saçlarının açık durmasına bile tahammül edemezken ayna karşısında kafasına tokaları dizerken buluyoruz O’nu. İlk değişim sinyali , belki tüm hemcinsleri gibi “kırmızı oje ” ile başladı. Bizim kız erkek Fatma’lık yolunda ilerliyor diye düşünürken , çocuklardaki ruj ve oje olayından hoşlanmamama rağmen, kırmızı oje sevindirdi beni garip bir şekilde. Ben koyu renk ojeleri çok ender süren birisi olarak benimle alakalı olduğunu söyleyemem “kırmızı oje” sevgisinin. Kızlığa ilk adım kırmızı oje ile oluyor galiba.

Read more

Tags: , , , , ,

Related posts

Next Page →