İlginç Bir Dolmuş Seyahati

Bağdat Caddesinden Kadıköy’e giden dolmuşlardan birine tesadüfen bindim ve  en arka sıraya oturdum. Önümde oturan iki yaşlı teyze genç şoförümüzle evde çalışan kadınların kendilerinden nasıl deterjan aşırdığı gibi hikayeleri anlatıyorlardı. Konuşmaları esnasında sık sık birbirlerini destekliyor olmalarından arkadaş olduklarını düşündüm hatta şoför de kesin tanıdıkları olmalıydı. Daha sonra soldaki teyze sağdakine ( bu kadar konuşmadan sonra ilk kez) dönüp dikkatlice baktıktan sonra:

-Aaa Zuhal, sen misin yoksa demez mi?

Diğeri de hayretler içinde kaldı ve Amerika’ya gittiği için 30 yıldır görmediği arkadaşını görmenin ve beyazlamış saçlarına rağmen tanınmış olmanın verdiği şokla birbirlerine sarılıp öpüştüler. Konuşmalar aynı samimiyetle eşlerden ve çocuklardan devam etti. Derken Teyzenin biri arkadaşıyla vedalaşıp indi aynı anda genç bir kızımız bindi benim oturduğum sıraya oturdu, tek kalan yaşlı teyzenin de yanına iri yarı bir bey…

Tekrar Kadıköy’e doğru ilerlemeye devam ettik. Birden genç kızın telefonu çaldı…dolmuşta zaten beş kişi olduğumuzdan derin bir sessizlik oldu…kızımız telefonu açtı ve gereksiz bir yüksek sesle, menejerinin yaşgününe gittiğini, çekimini yaptığı programının hangi kanalda yayınlanacağının daha belli olmadığını, program sunuculuğunun ne kadar zor olduğunu ağzını yaya yaya ve bağıra bağıra anlattı. O arada metrobus durağına gelince indi de rahatladık.

O inince bu sefer teyzenin yanındaki beyefendi başta olmak üzere kızın neden yuksek sesle konustuğu eleştirildi dolmuş sakinleri tarafından. Bey kendinin de yirmi üç yıllık sanatçı olduğunu ama hiç böyle şeyler yapmadığını belirtti…Dolmuşta kalan teyze beye bakıp:

-Aaa! Ben de sizi nereden tanıyorum diyordum dedi…

Bir komedi filminde izlesek abartmışlar diye düşünürdüm, oysa günlük hayatta bu tarz ne çok olay yaşıyoruz, öyle değil mi….                              taksidolmus