Honeybana Balparmak

Balın içinde barındırdığı vitaminler ve minerallerle insanlar için şifa niteliğinde bir mucize olduğu gerçek, faydaları saymakla bitecek gibi değil.  Böyle şifalı besinler sözkonusu olunca hemen çocuklarımız sevsin , faydalansın istiyoruz. Bu konuda şanslı sayılabiliriz; Çocuklaçocuk çocuklarının birisi hariç bal ile araları gayet iyi.   Özellikle kış aylarında öksürüklerde ilk  olarak bir kaşık bal imdadımıza yetişiyor.

Balparmak’ın hediyesi sayesinde tanıştığımız yeni çam balı serisi “Honeybana  Balparmak”; bal sevmeyen çocukları  bile kandırabilecek cinsten. Çocukların sevdikleri Winnie the Pooh, Periler Ailesi ve Oyuncak Hikayesinden  oluşan Disney kahramanları Honeybana Balparmak ambalajlarını  süslüyor. Üstelik küçük ambalajları  da çok hoş, tam miniklerin ellerine göre dilerlerse beslenme çantalarında bile rahatlıkla taşıyabilirler.   Bizimkiler  Disney karakterli minik ambalajlara bayıldılar. Kalitesi ile kendini ispatlamış Balparmak HoneyBana  çocuklarımız başta olmak üzere hepimize “hani bana?” dedirtiyor emin olun. 🙂

Faydaları saymakla bitmez bal hakkında çocuklar ne kadar ve neden bal tüketmeli, tükettiği zamandaki etkileri için aşağıdaki bilgilere buyrun lütfen.

 

 

Çocuklar ne kadar bal tüketmelidir?

1 yaşından büyük çocuklar kilo başına her gün ortalama 1 gr. bal tüketilmelidir. Örneğin: 20 kg. çocuk günde 20 gr. yani yaklaşık 1,5 yemek kaşığı ya da 3 tatlı kaşığı bal tüketmelidir.

Çocuklar Neden BAL Yemeli?

 

  • Bal çocuğunuzun gelişimi için gerekli vitaminler, mineraller, aminoasitler gibi pek çok yaşamsal faktörü içerir.  Vücudun hücre ve doku yapımına destek olur.
  • Süte bal katılması, çocuğunuzun hem bal, hem süt tüketimini kolaylaştırır.
  • Öksürüğü gidermeye yardımcı olur.
  • Çocuğunuzun bağırsak mikroflorasını geliştirir; sindirimini kolaylaştırır.
  • Ağız ve diş sağlığının gelişimine katkıda bulunur; diş ve kemik yapısını destekler. Antibakteriyel özelliği ile ağız içi hijyenine yardımcı olur.
  • Gün boyu harcayacağı enerjinin karşılanmasında önemli rol oynar.

Uzun dönem bal tüketimi çocuklarda;

  • Genel olarak vücudun performansını ve zindeliğini artırır. Gün boyu harcayacağı enerjinin karşılanmasında önemli rol oynar.
  • Doğal bir enerji kaynağı ve pek çok yaşamsal faktörü içeren bir gıda olarak çocuk beslenmesinde çok önemli rol oynar.
  • Bağışıklık sistemini geliştirir ve vücudun grip gibi enfeksiyonlarla mücadele etmesini kolaylaştırır, vücudu enfeksiyonlara karşı güçlendirir.
  • Beslenmeden doğan bazı eksikliklerin giderilmesine yardımcı olur.
  • Yüksek mineral içeriği nedeniyle özellikle koyu renkli ballar (örneğin çam balı), çocuklarda demir eksikliğinin giderilmesine önemli katkı sağlar.
  • Sindirimi kolaylaştırması, iştah açması ve gelişme bozukluklarında vücudun toparlanmasına yardımcı olması nedeniyle de çocuk beslenmesinin vazgeçilmezidir.
  • Sütü tatlandırmak amacıyla bal kullanılması çocukların hem bal hem de süt tüketimini kolaylaştırdığı için faydalıdır. İsviçre?de doktorlar, distropi, sinir sistemi ve akciğerlerle ilgili sorunu olan çocuklar için sütün özellikle balla tüketimini tavsiye etmektedir.
  • Soğuk algınlığının tedavisinde bal vazgeçilmez bir yardımcıdır.
  • İshalin önlenmesine yardımcı olur.
    • Bal çocuğunuzun gelişimi için gerekli vitaminler, mineraller, aminoasitler gibi pek çok yaşamsal faktörü içerir. Vücudun hücre ve doku yapımına destek olur.
    • Yapılan araştırmalarda bal tüketen çocukların büyüme gelişme hızlarının daha iyi olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca balın çocuklarda eritrosit ve gamma globulin seviyelerini arttırdığı, bağırsak mikroflorasını geliştirdiği ve sindirimi kolaylaştırdığı tespit edilmiştir. Bal protein ve yağların sindirimini situmile ederek, mide şişkinliğini ve bağırsak koliğini azaltır.
    • Balın çocukların ağız ve diş sağlığının gelişimine de önemli katkı sağladığı, diş ve kemik yapımını geliştirdiği belirlenmiştir. Bal şekerlerinin ağız mikroflorası tarafından laktik aside dönüştürülemediği ve dolayısıyla tatlı bir gıda olmasına rağmen diş çürüklerine sebep olmadığı, aksine antibakteriyel etkisi ile ağız içi hijyenine yardımcı olduğu tespit edilmiştir.
    • Bal aynı zamanda çocuklarda öksürük giderici olarak kullanılmaktadır. Bazı çalışmalarda öksürük şuruplarının etken maddesi olan dextromethorphan?dan daha etkili olduğu bildirilmiştir.

 

7 Replies to “Honeybana Balparmak”

  1. ada-doğa says:

    balın yararları kaçınılmaz ama piyasadaki balların hep gerçek bal olmadığı iddia ediliyor.insan hep tereddütte kalıyor.Bize arada bir de olsa Kars’dan petekli hakiki bal geliyor.Ama Ada bey petekli gelince yemek istemiyor.Dün sabah kahvaltıda aynı sorunu yaşadık.Arada sırada marketten markasına güvendiğim peteksiz ballardan alıyorum ama dediğim gibi emin olamıyorum…Herşeyin sahtesi çıkınca güvensiz bir toplum olduk…

  2. haklısın , balda güvenilir marka arıyor insan .

  3. Ayni seyleri yazacaktim. Artik gercek bali bulmak zor. Gercek olduktan sonra evet dogru. Bu sebeple de gercek olup olmadigini bilmediginiz bir markayi annelere sunmak ne derece dogru? Size belgeleyebiliyorlar mi?

  4. Berceste, Balparmak bal deyince ilk aklımıza gelen marka. Ama bunun yanında elbetteki Balparmak’ı temsil etmiyoruz biz burada. Gerçek baldan emin olmak ancak bildiğin bir üretim merkezi, yada sahışla olabilir sonuçta . Biz burada yazdığımız hiç bir konuda inanmadığımız bir şeyi yazmadığımız gibi herhengi bir yönlendirme yaptığımızı da düşünmüyoruz. Balparmak bizlere üretim ortamını göstermediği sürece inanacağımız tek şey onların kalite belgeleri, ISO22000 Ve BRC belgelerine sahip olduğunu biliyoruz. Ayrıca arıcılık yapan bir yakınımdan öğrendiğim kadarıyla balın doğallığı arıların beslendiği çiçeklerin doğallığına kadar bir çok parametreye bağlı, dünyamızda doğal kalan alanlar ne kadar kaldı acaba ?

  5. Sevgili Cocukla Cocuk, niyetim sizinle ters dusmek degil. Yillardir ben size, siz benim siteme misafir olursunuz(son donemlerde ozledik o ayri 🙂 ) Ancak GDO denince, cocuk denince bu sekilde sorgulamaktan geri duramiyorum. Eski bir ISO 9000 denetcisi olarak. ISO belgesi demek, en iyi demek degil, onu biliyorum. Sonucta ISO 22000 ve BRC gidanin guvenilirligi, temizligi uzerine. Iceriginde GDO var mi bakmak lazim. Iceriginde sekerle destek var mi bakmak lazim. Yani proseduru incelemek lazim. Benim denetci olarak ogrendigim, sertifikasi var diye her kurulusa guvenmemek. Kalite olarak da. Uretimde calistigim yillardan biliyorum bir de ISO 9000 sertifikasi olan, kalitesiz, bozuk mallari yollayan Turkiye’nin devleri vardi. Denetcileri kalitenin kitabini yazardi, bize egitim verirdi ama kendi sokuklerini dikemezlerdi. Gercekten ama gercekten arastirmak lazim.

    Haklisiniz saf olan gittikce bozuluyor. Tozlasma ile bile saflik etkileniyor. Ruzgar, bortu, bocuk buna yardim ediyor. Ama gene de bir dag basi vardir diye umit ediyorum. Umidin bittigi noktada da o yiyecegi tuketmemeye calisiyorum. Misir ornegindeki gibi.

    Boyle bir yazida ben organik bir urunu tercih ederdim kendi adima diye dusunuyorum.

    Sevgiyle…

  6. Berceste, ben de kaliteciyim 🙂 kalite belgeleri hep sistem üzerine ama gönül istiyor ki gıda standartları sistemden farklı şeyleri de mesela firmanın teyitlerini de denetlesinler, “doğallık” diyorsun, ispatla kardeşim diyebilseler ne güzel olurdu değil mi? Belki ilerde kalite sistemleri de bu anlamda yol alırlar. Ama şu anda elimiz kolumuz bağlı gıda üretimi yapan firmalar hakkında.
    Bu yazışmaları Balparmak’a ulaştırmaya çalışacağım, tatmin edici cevabı bekleyelim onlardan, kafam karıştı.
    Sevgiler gönderdik.

  7. mehtap says:

    Bende doğallığına güvenemediğim için tereddütler yaşıyorum.Neyi yedireceğimizi şaşırdık doğrusu.Elimizden geldiğince bilinçli tüketici olmaya çalışıyoruz ama inşaallah bunu da başarıyoruzdur.Artık ben etleri de alırken içime sinmiyor.Hep marketlerden alıyordum.Yine öyle.Bi garip geliyor etler de.Yine de almak zorunda kalıyoruz.Off çok can sıkıcı durumlar.Allah sonumuzu hayırlı etsin.Herşey sahte.resmen insanların sağlığı ile oynanıyor.

Bir cevap yazın