Hayır Çarşısı

Tatili haftasonuna birleştirdik hala Kastamonu’dayız ve ilk günler havaların güzelliğini fırsat bilerek rahatça gezdik,  sonra şiddetli yağmurlar başladı ama yılmadık herşeye rağmen gezmeye devam. Yıllardır bu mevsimde hiç gelememiştik buralara, çünkü hep sömestr tatilinde fırsat buluyorduk. Hatta bir gelişimizde bir pastahanenin önünden geçerken anneannelerinin  burda yapılan bir dondurmayı anlatması nedeniyle dondurma yapmak zorunda kaldığını da anlatmıştım, kış olduğu için kapalıydı dondurmacı. Bu sefer o meşhur dondurmayı da yiyebildik. Dondurmalarımızı pastanenin önünde yerken bize kendi yaptıkları lokumlardan da ikram ettiler.  Kayseri’ye dönmeden alalım diye kararlaştırdık. Çok da taze ve  lezzetliydi hepsi ama asıl anlatmak istediğim dondurma ve lokumlar değil aslında. Pastahanenin önündeki bahçede dondurmalarımızı yerken arkamızda gördüğümüz bu dükkan.

“Hayır Çarşısı” yazıyordu kapısının üzerinde. İçerdeki raflarda ve ortya konumuş olan masanın üzerinde rastgele konmuş kyafetler vardı. Babama sordum. Buraya insanların kullanmadıkları kyafetleri koyduklarını, ihtiyacı olanlarınsa gelip aldıklarını anlattı. Bu devirde bu şekilde yardımlaşmaları çok güzel insanların, ihtiyacı olanlarınsa sadece gereksinim duydukların almaları, kendi gibi başka insanların da faydalanabileceklerini düşünmeleri çok güzel, çok hassas…

Bu arada İstanbul’dan gelirken Karabük-Kastamonu arasında İğdir Beldesinden geçerse yolunuz, mutlaka Öztat Dondurmasını ve taze ve çok çeşitli helvalarını tatmadan geçmeyin buralardan.