Hayat Çoğaltabildiğin Kadar Senin

2016 da  sürekli bir kendimi motive etmeye çalışır bir durumdaydım. Biraz motive olduğumda gündem kendine çekti 🙁 beni.  Yapmak istediklerim  kenarda beklediler hal ve ruhiyemin yükselmesini… Ben de bekledim aslında enerjimin çoğalıp; yazmaya , örgüye,  çocuklarla faaliyetler uydurmaya uygun kıvama gelmesini. Ama anladım ki öyle bekleyerek, kafanda kurarak hiçbirşey olmuyor.    Özlemekle kaldım:(   Kendimi faydalı hissetmeyince ya da faydalı demeyelim de yapmak istediklerine vakit ayırmayınca yorgun yatıp yorgun kalkıyorum, ötesi yok. İş hayatına  daha çok kaptırıyorum kendimi böyle durumlarda. Kaptırmaktan kastım çok ya da az çalışmak değil, evde bile kafada işle gezmek, rüyada problem çözmek gibi. Oysa kimseye faydası yok bunun,  zihin boşalmalı, temizlenmeli, enerji depolamalı evde.

Mesela bu hafta sonuna bakalım,  süre olarak bakarsak normal bir hafta sonundan farkı var mı? Yok…  Ama sıradan bir cumartesi ve pazar olmadığından, yeni yılın enerjisinden,   ailemizle  dolu dolu geçirdiğimizden pazartesi uzun bir tatilden dönmüş gibiydim.

Hep şuna inanıyorum ben hayat çoğaltabildiğin kadar senin,  kavanozdaki taşlar hikayesindeki gibi tıpkı zaman, herşey bizim elimizde.

2017 yi acı karşılamış olsak da yeni yılda enerjimiz çok olsun.  Ailemiz için, çocuklarımız için,  ülkemiz için yapılacak çok işimiz var.   Daha çok okuyalım, okutalım,  tüm bu yaşananların kök nedeninin eğitim eksikliği / yanlışlığı olduğuna inanıyorum. Seyreder pozisyonu bırakıp hepimiz kendi iyi yaptıklarımıza odaklanalım 🙂 Benim temel hedefim budur yeni yılda.

 

 

Görsel; Buradan

 

Kaydet

Kaydet