ESHAB-I KEHF

İnsanoğlu garip, senelerce burnumuzun dibinde durdu, sürekli önünden geçip Mersin’e gittik. Ama  hep ismini duyduğumuz Eshab-ı Kehf i son Adana ziyaretimizde gezebildik.

“Eshab-ı Kehf” diğer adıyla “Yedi Uyuyanlar” dan hem İslamiyet hem Hristiyanlıkta bahsedilmektedir. Hristiyanlık Yedi Uyuyanların mağarasını Efes’te olduğunu kabul ederken, İslami  kaynakların çoğunluğu mağaranın Tarsus’ta olduğunu, az bir kaynak ise Afşin’de olduğunu  kabul etmektedir. Bizim gezimiz Tarsus   Eshab-ı Kehf Mağarasına idi.

Eshab-ı Kehf Tarsus’a 10 dakika kadar uzaklıkta Dedeler Köyünde bulunmaktadır, mağaranın yanında aynı isimle bir cami bulunmaktadır.

Mağaraya giriş öncesi Eshab-ı Kehf’in efsanesi ve Kuran’da bahsedilen ayetlerin meallerinin olduğu pano aşağıdaki gibi. ( Maalesef gittiğimiz saatte tam gölgemiz üzerine düşüyordu, fotoğrafları iyi olmadı bu sebeble.)

Mağaradan çok Eshab-ı Kehf’in efsanesi etkileyici. Rüyalarında bu mağarayı görüp ziyarete gelen ve mağarayı tamamen tanıdık bulanlar çokmuş söylenenlere göre.

Tabelalarda yazılanları bu fotoğraflardan okumak imkansız, kısaca anlatacak olursak;

Hadise Romalılar devrinde  Hz. İsa (s.a)’dan sonra Hz. Muhammed (s.a) dan  önce vuku bulmuştur. Hükümdar Dakyanus (Dekyanus) rum diyarlarını dolaşıp putperestliği kabul etmeyenleri katlettiriyordu. Tarsus, eski adıyla Ersus’a geldiğinde şehir halkı bu zalimin şerrinden dehşet ve korku içinde kaçıp gizlenmeye başladı. Bir rivayete göre  kralın vezirlerinden olan 6 kişi( İsimleri; Yemliha, Mekselina, Mislina, Mernuş, Debernuş, Sazenuş) O’na karşı gelerek; “Bizi kainatı yaratan Hz. Allah yaratmıştır ve O inandığımız Allahtan başka ilaha da inanmayız” derler. Kral Dekyanus onları putlara tapmaya davet edip şehir dışına çıktığında ise dağa (Encülüs) kaçarlar.  Dağın aşağısında çobana rastlarlar, çobanda putlara inanmamaktadır ve onları Encülüs Dağında bildiği mağaraya saklar. Çobanın köpeği Kıtmir de onların yanından ayrılmaz.  Allah’a  Kral’în şerrinden kurtulmak için ettikleri dualar  kabul olunur ve Allah onları uyutur. Kral Dekyanus mağarayı bulsa da içeri girmeyi başaramaz ve bu yüzden ağzını iyice kayalarla kapattırır.

Yedi Uyurlar mağarada 309 sene uyurlar. Uyanacakları vakit bir çoban tarafından mağara önü açılır.  Neler olduğunun farkında olmadan kasabaya indiğinde Yemliha yeni hükümdarla karşılaşır ve gerçekleri anlar. Sonrasında arkadaşlarına olayı anlatmak üzere tekrar mağaraya girer ve ardından onları bir daha gören olmaz.

Daha Fazlasını merak edenler  Bu siteye lütfen

Son olarak;  gerek müslümanlar gerekse Hristiyanlar açısından din turizminde önemli bir yere sahip olan Eshab-ı Kehf’de gereken sunumun olmamasından söz edelim. Buna rağmen ziyaretçileri çok bol.  Yabancıların  müze  veya herhangi bir taşı bile allayıp pullayıp bize sıra beklettirerek gezdirmeleri var ya helal olsun adamlara, biz yapamıyoruz  bu işi.

* Dışarda satılan kitap ve CD lere baktık Türk  ve yabancı araştırmacıların Cdleri vardı, kalite ordan farkediliyordu. Biz yine de  yurdum malını almak istedik, fayda olsun diye. Kitapla birlikte Cd de aldık. Kitabı o akşam hemen okudum anlatılanlar içerik gayet güzel ama fotoğraflar baskı rezalet ötesi, eski tarih kitaplarımızın teksir sayfalarındaki fotoğraflar vardı ya, dağılmış zar zor ne olduğu belli olan işte aynen ondan.  Neden destek verilmez böyle bir yerin tanıtımı adına. Belki Tarsus’da farklı yayınlar bulabilirdik ama önemli değil ki insan ordan çıkışta bakıyor bu tip kaynaklara.

* Mağaranın içinde tanıtıcı nerdeyse hiçbirşey yoktu, girişteki panolar vardı Allah’tan.

* Ve içeride dua edenler için plastik tabureler koyulmuştu oraya hiç yakışmayan bir şekilde. Tahta tabure olsa çok mu pahalı hiç anlamıyorum , daha estetik dururdu en azından.