Eki de Kim ?

Bir gün okuldan yaklaşık 10  adet A4 kağıdına çizdiği resimlerle geldi İrem. “Anne, bu Eki,  benim hayali arkadaşım” diyerek tanıştırdı bizi.  Bir çizim özürlü olarak, tüm çizimlerdeki karakterin aynı olmasına  hayran kaldım.  Pek öyle tedirgin olmayı gerektirecek hayali  bir arkadaş değil aslında, sanırım çizgi filmlerin etkisiyle hayali arkadaş uydurmuş O’nun her halini de çizmiş.  Eki ayakta,  koltukta oturuyor, tepetaklak duruyor, yatıyor,… gibi.  Odasındaki tüm resimleri kaldırıp panosuna sadece Eki resimlerini astı. Eki ismi nerden diye sormayın tamamen İrem’in uydurması, oyuncaklarına isim vermede çok ustadır bizim kız.

Böylece, oyunlarımızda, gezilerimizde, yemeklerimizde  bize eşlik etmeye başladı sevgili Eki.

Hayal arkadaşının örgü oyuncağı fikrine ise bayıldı İrem.  Ne renk olsun deyince, ” Anne, Eki beyaz  ya resimlerde, aynısı olsun işte.” dedi. Gözlerini özenle kendisi seçti. Örerken sürekli başımda bekledi. Örmediğimde  sitem etti.  Tüm bunlara rağmen benim örme sürem biraz uzadı ama olsun , artık sarılıp yatabiliyor ya minik Eki’sine önemli olan bu.

Örgü oyuncağın bitmiş halini ilk gördüğünde  çok sevindi. Dikkatle inceleyip eleştirdi sonra da ; biraz daha ince, biraz daha  uzun olmalıymış, kafası da daha büyükmüş aslında hayal arkadaşının.

Herkese gösterip anlatıyor  Eki’yi;

-Bu Eki

-Benim Hayal Arkadaşım

– Ben çizdim annem ördü yani.

İşte Eki’mizin hikayesi böyle. Bir kaç gün önce bir de “Osman” katıldı aramıza, O’nunda örgüsünü istiyor şimdi 🙂

Amigurumiciler için biraz detay vereyim yapılışı hakkında;

Eki’yi dikişsiz olarak tamamladım, dikme işi pek sıkıcı biliyorsunuz. Kolları direk kafadan ayırdığım ilmeklerle devam ettirdim, alttaki kuyruk kısmını da aynı şekilde ördüm. Gözler,  Hayal Arkadaşlarım pasajdan.