Davetsiz Misafire Minder

Sabah kalktığımızda bahçemizde bulduğumuz yavru kedi, bütün gün çocukların neşe kaynağı oldu. Yedirdiler, içirdiler, oyunlar oynadılar. Koliden ev yaptılar, kediyi içine koydular, zavallı kedi bu pencerelerden kaçtı.  Olmadı baştan bir koli ev daha yaptılar bu kez daha ufak pencereler açtılar, içine su ve süt kapları koydular. Kedinin adı da Kaplan oldu bu arada. Böcek yakalamayı öğrettiler dediklerine göre, hatta dedelerine göstermek için gezmeye götürdüler, bu aşamada arabada bir kutunun içinde zor zaptettiler kediyi. Çünkü, “kedi üstüme gelirse camdan aşağı atarım valla” diye kibarca uyardım çocuklarımı. Yedi, içti; gezdi, geldi; artık dinlenme vakti gelmişti, uyumak için bir de minder isteyince Kaplan Bey, ya da hanım herneyse, dikmek işi de bana düştü.:) 

Kısa bir sürede dikip doldurdum minderi, Kaplan bayıldı minderine, uzun bir süre üstünde yattı.

Kumaşın üzerindeki kalp aplikler kedi için yapılmadı. İrem in oyuncak köpeği için yatak ve yastık yapmadan önce kalp denemeleri yapmış ama potluk yaptığı için kullanmamıştım. İyi ki atmamışım kumaşı, kedinin kısmetiymiş:))