Cumhuriyeti Anlamak

Cumhuriyet Bayramımızın 86. yılını kutlarken, Atatürk’ten bir anı paylaşmak istedik sizlerle.

Onuncu yıl Cumhuriyet Balosunda, bir aralık, danseden çifte dikkatlice baktı. Danstan sonra yanına çağırttı. İkisi de pek genç yaştaydılar. Önce kıza, hangi mektepte okuduğunu sordu. Genç kız yabancı bir okulun adını söyledi. Delikanlı da ona benzer başka bir mektepte öğrenciydi.

Atatürk, meşhur suallerine başladı:

-Sakarya harbi ne zaman oldu? Milli Mücadele kaç safha sürmüştür. Türk İnkilapçılarının esası nedir?

Eğer çocuklar kem-küm ederek;

-Pek iyi hatırlamıyoruz, falan deselerdi, belki de mesele çıkmıyacaktı.

Fakat kız:

-Efendim, bize mektepte yalnız fransız inkilaplarını okuttular. Türk İnkilaplarını hiç duymadık…

der demez, Ata’nın güler yüzü birdenbire değişti. Fakat o an hiçbir şey söylemedi. Etraftakiler, büyük bir fırtına bekliyorlardı. Atatürk, bilakis sakin kaldı. Sonra bir vesile ile kızla delikanlıyı tekrar çağırttı. Fakat bu defa mülakat büfede oldu. Uzaktan bakanlar, Atatürk’ün güler yüzle bu çifte iltifat ettiğini sanıyorlardı. Halbuki, O delikanlı ile kıza şunları söylüyordu:

Bütün bu şenlik ve bayram, Milli Mücadele ve Türk İnkilaplarını yapanların, yahut bunlar da bir miktar gayret ve fedakarlık payı bulunanların hakkıdır. Siz o hareketlere iştirak etmemiş olabilirsiniz; yaşınız buna müsait değildir. Fakat, o işi yapmış olanların arasına girebilmeniz, onlar gibi eğlenebilmeniz için en az, o işlerin nasıl yapıldığını mutlaka ve behemahal bilmelisiniz….  ”

Yaverine döndü: Bayanla bayı evlerine götürsünler,  Derslerine çalışacaklarmış…dedi.  Emir derhal ve kimseye sezdirilmeden yerine getirildi…   Rıza Ruşen Yücer (Atatürk?ten Anılar- Kemal Arıburnu )

Biraz buruk kafalarımızın karışık  bir bayram yaşıyoruz. Hepimiz derslerimize çalışıp,  Miili Mücadele ve  Türk İnkilaplarının önemini anlarız inşallah