ÇOCUK VE MÜZİK

Hepimizin bildiği üzere sesler kıpır kıpırdır, daha doğrusu titreşimdir,

muhteşem büyüklükte bir ölçek üzerine kurulu mimarinin çarpışan dalga boylarından oluşan doğal seslerin,

çaba sonucu rafine edilip stabil dalga boyuna inmesi ve kerameti kendinden menkul bir takım yasaların

devreye girip de bu rafine dalga boylarının bizim armoni dediğimiz estetik biçimi almasıyla çoluk çocuk

hepimiz – tabiri caizse- titreşmeye başlarız.

Buna halk dilinde Dans diyorlar.

Bu müthiş ahenkli dalga boylarının kulağımızın spekturumunda ifade bulan kısmına ” müzik” derken, süreç

içinde biraz yavaşlamış ve yanakları “hart diye ısırılabilir olanlarına da Oğuz Kaan ve Kadir Mert falan diyoruz.

Fakat bu öz vibrasyondan bizim kadar uzaklaşmamış olsalar gerek müzik duyar duymaz kendi özlerini ifade etmeye başlayan

bu pırıl pırıl enerjiler, bu işlev ellerinden alınmadığı sürece yansıtıkları neşe ile bizim de frekansımızı yükseltebilme gücüne

sahiptirler.

Yanlız “kristaller” çatlasın bizimkiler halis muhlis 2001 ve 2003 doğumlu 12 sarmallı “indigo” olduklarından mini mini biy kuş

donmuştuuuu yerine Kontrabas çaldırmaya başladık.

En son Eccless sonatı çalıp piyanoya geçtiiler.

Güher ve süher Ablalarından bu vesileyle rica ediyoruz Kaan ve Mert ikilisinin eğitimi için ikisine de ihtiyacımız var.

Toogaabilerinden hepinize sevgiler…..