Cocuklacocuk header image

Posts under ‘Çocukça’

Einstein Ödevi

Geçtiğimiz günlerde Oğuz Kaan’ın bir proje ödevi vardı. Tarihten bir ünlünün hayatı hakkında bir yazı hazırlayıp sunum yapacaktı. Konu ilgisini çekti aslında ama bizimki pek sevmez uzun uzun yazı yazdığı ödevleri. O yüzden bu projeyi de powerpoint te slayt olarak hazırladı. Bilgisayar başında olmaktan ve ödeviyle tek tek ilgilenmekten büyük keyif alarak yaptı projesini..

Projesi için iki konu seçeneği vardı, biri Mimar Sinan diğeri Einstein. Biraz düşündükten sonra Einstein i seçti Oğuz Kaan. “Einstein ile ilgili bilinmeyen gerçekler” başlığıyla hazırladı slaytını. Bana da çok ilginç gelen Einstein’in bazı özelliklerini sizinle de paylaşmak isterim.

*Einstein doğduğunda çok koca kafalı bir bebekmiş, öyleki  annesiyle birlikte birkaç gün hastanede tutulduktan sonra normal olduğu tanısıyla hastaneden çıkarılmış. (daha fazla…)

Beni Af Ettin mi?

Aynı binada oturduğumuz yengemize yemeğe davetliydik. Evden çıkarken binbir tembih, binbir nasihat..

-Uslu durun, beni üzmeyin, sakın şımarmayın. Batu’yu kızdırmayın!

Bütün cümlelerime standart cevap:

-Peki anneciğim. Söz veriyoruz..

Asansörle aşağı iniyoruz. Zillerine bastığımız anda noluyorsa biranda verilen bütün sözler unutuluyor, nasihatler bir kenara atılıveriyor.

Şımarıklık, azgınlık hat safhada …Ne kadar uyarsam da, çaktırmadan mıncırsam da fayda etmiyor. Gözlerim yerinden oynayacak ters ters bakmaktan;  ama ne faydaaa! Evden çıkmadan önce söz dinleyen uslu iki kuzu gitmiş, yerine benim tanımadığım, tuhaf, aşırı hareketli iki çocuk gelmiş. (daha fazla…)

İrem 6 Yaşında

İrem:

-Anne, ben seni çok seviyorum ama neden sevdiğimi bilmiyorum.

****

-Baba, sigarayı ne zaman bırakacaksın?

- Senin doğumgününde , senin için.

- Niye benim için bırakacaksın kendi sağlığın için bırak.

***

Televizyonda sanırım bir su pompası gördükten sonra, Bu yıl Kerem’le pek havuza giremeyen ben;

- Bu yıl birlikte havuzda pompamızla oynayalım, tamam mı?

- Anne, ama göbeklerin geçmiş olur mu?

****

(daha fazla…)

Bizden Haberler

Şu bizim seri katil bize yaptı yapacağını. Tam akvaryumcuyu ikna etmiştik iade edecektik balığı, üstelik nerdeyse üstüne para bile vermeyi kabul edebilirdik, eve bir geldik ki, bizimki durgunlaşmış, rengi biraz kararmış, akvaryumun dibinde kös kös oturuyor. İki gün boyunca rengi daha da karardı, ağırlaştı, Kadir Mert’in ifadesiyle adeta neşesi kaçtı. İki gün sonra ölü bulduk akvaryumun dibinde, çok ilginçtir yüzüne nur inmiş gibi ışıldıyordu, gövdesinin rengi de eski haline dönmüştü öldüğünde, kendini hiç bozmadan, aynı ifade ile dipte  kumun üzerinde duruyordu. Üzüldük öldüğüne itiraf etmek gerekirse, agresif bir balıktı ama sevmişiz kendisini demek.

Akvaryumla ilgili iyi haberlerimiz de yok değil.

Dört tane neon balığı aldık, neon balıkları parlak gri renklerinin üzerinde fosforlu bir mavi, bir de kırmızı çizgisi olan, dibe yakın yerlerde sürü halinde gezen minik balıklar; akvaryum hobiniz varsa bana göre görsellik açısından akvaryumun olmazsa olmazlarından.

Süper haberi sona sakladım. (daha fazla…)