Büyük Atatürk’ten Küçük Öyküler

Cumhuriyet Bayramını kutlayacağımız bu haftada çocuklarımıza  kendimiz   Atatürk’ü nasıl anlatabiliriz diye düşünürken   kitapevinde rastladığımız, Can Çocuk Yaınlarından çıkan, Süleyman Bulut tarafından  derlenmiş anılardan oluşan bir kitap, “Büyük  Atatürk’ten Küçük Öyküler-2″.  Gerçi 2. kitaptan başladık ama anıları okuduktan sonra 1. kitap da listemizde. Süleyman Bulut’un önsözde de yazdığı gibi  Atatürk hakkında bir çok yerde, pek çok şey yazılıp söyleniyor, kaynak gösterilmeyince gerçekle gerçek olmayanı ayırt etmek zorlaşıyor. Yazar burdan yola çıkarak,  kitaba kaynağı olmayan öyküleri almamış.

Çocuklarla birlikte biz de severek okuyoruz Ata’mızın anılarını. Kitaptan en hoşumuza gidenlerden buraya alabileceğimiz uzunlukta  olan bir anısını paylaşmak istiyoruz.

İhtiyarın Gönlündeki Gazi -Behçet Kemal  Çağlar ( Atatürk Denizinden Damlalar)

Mustafa Kemal’in henüz Atatürk soyadını almadığı yıllar… Herkes ondan Gazi Paşa olarak söz ediyor, öyle tanıyordu.

Bir gün, Gazi Paşa, bir yaveriyle Çankaya çevresinde geziye çıktı. Kırda ilerlerken, bağlık bir yere geldiklerinde durdular… Gazi Paşa, ileride görünen kulübeye bir süre baktıktan sonra, yaverine,

“Acaba içeride kimse var mıdır? Bir kahve içebilir miyiz ? diye sordu.

Şanslarını denemeye karar verdiler.

Kulübenin önüne gelince, yaver kapıyı çaldı. Yaşlı bir adam açtı kapıyı. Konuklarını güler yüzle karşılayıp içeriye buyur etti. Onlara baş sediri gösterdi.

Biraz hoşbeşten sonra  Gazi Paşa yaşlı adama,

“Ne yaparsın, ne ile geçinirsin ?Kimin Kimsen var mı?” diye sordu.

Yaşlı adama,

” Bir-iki tarlamız var… Bu bağ da bizimdir… Çoluk çocuk geçinip gidiyoruz. Allah başımızdan Gazi Paşa’yı eksik etmesin,” diye yanıt verdi.

Gazi Paşa gülümsedi.

“Gazi Paşa’yı tanır mısın sen?”

“Nasıl tanımam? Pehlivan gibi boylu boslu (Kulübenin tavanını göstererek),  maşallah, hani buraya sığmaz… Sakalı da göğsüne kadar, kıvrık kıvrık yiğit bıyıklı…”

Yaşlı adam Gazi Paşa’yı tarif etmeye devam ederken, yaver araya girmek istedi… Bunu fark eden Gazi Paşa, ona doğru eğilerek,

” Sakın düzeltmeye kalkma,” diye fısıldadı. “İhtiyarın hayalini bozmayalım.”

Sohbeti biraz daha sürdürdükten sonra, Gazi Paşa ve yaveri, teşekkür edip yaşlı adamın yanından ayrıldı.