Bir Yılan Hikayesi ve Annenin vesveseleri

Kadir Mert okul çıkışında başının ağrıdığından yakınıyordu. Bir süredir gözlük takmaktan hoşlanmadığı için başı ağrıyor olabilir diye düşündüm, kendisine sordum.Yok anne gözlükten değil, dedi.

– Neden ağrıyor başın acaba oğlum, dedim

– Dur anne bak anlatayım şimdi, dedi

Başladı anlatmaya,

O anlatıyor ama konunun bir türlü sonu gelmiyor, ben de bu arada konuşmasının her virgülünde, her noktasında başağrısıyla ilgili bir bağlantı kurmaya çalışıyorum.

-Ben tenefüste sonraki dersin resim dersi olduğunu unutmuştum, sınıfta beslenmemi yiyordum, dedi

*Eyvah dedim öğretmen kızdı derse geç kalınca, hemen başı ağrıdı oğlumun  diye geçirdim içimden,

– Tam o sırada Batuhan koşa koşa sınıfa girdi…

*Tamam anlaşıldı, bizimki de Batuhan a doğru koşmaya başlayınca çarpıştılar başı kesin o yüzden ağrıdı.

-Sonra anne, Batuhan dersin resim olduğunu söyleyince resim atölyesine dogru koşmaya başladık dedi.

*Koridorda biriyle çarpıştı galiba diye düşündüm, yoksa kavga falan mı ettiler, başının neden ağrıdığını hala anlayamadım.

– Biz koşarken anne, elimde de beslenmeden kalan poşet vardı, çöpe atacaktım  dedi,

*Çöple ilgili bir senaryo yazmaya uğraşıyorum ama bulamıyorum !

– Eee oğlum???

-İşte tam çöp kutusunun yakınında başım ağrımaya başladı, dedi.

!!!

Sonra ne mi oldu? Benim başım ağrımaya başladı, kolay mı bu kadar stres içinde böyle  senaryolar uretebilmek.