Bir Şehri Sevmek

Bir önceki gün bütün gece rüyamda Kayseri’de dolaştım, Fulya’cığımın yeni evine gitmişiz hediye almayı unutmuşum “nasıl bu kadar unutkan olabilirsin” diye kendimi yiyip bitiriyorum, hediye de burdan alınmalı ya sanki ordan alamazmışım gibi.  Sonra  hediye faslını geçiyorum her yere birlikte gittiğim fotoğraf makinamın da yanımda olmadığını  farkediyorum.  Bu kadar unutkanlık normal değil doktora falan mı gitsem acaba diye düşünmeye başlıyorum.. Bu şekilde sabahı ettim.

Tüm gün kafam takıldı rüyaya, çok yoğundum dönüp konuşamadım da kimseyle, bir de eşimin rüyalar anlatılmaz diye  yaptığı empozelerininde etkisi var tabi bunda. Sonra  hatırladım;  bugün 13 Nisan,  ve biz  Kayseri’den ayrılalı tam tamına 3 yıl oluyor. Yaşadığımız şehirler bizi  kendilerine bağlıyorlar bu bir gerçek , bir de  o şehri sevmişseniz dostlarınız varsa  özlüyorsunuz. Kayseri’de de  Kocaeli’nde ki gibi 3 yıl yaşadık fakat sanki çoook daha uzun, daha doluydu gibi geliyor bazen.  Bu denli büyük değişiklikler insanı daha bir güçlü olmaya zorluyor bu da başka bir gerçek.

Fulya’cığıma ve Kayseri’deki dostlara selam olsun,  uzakta olsak da çok yakın takipteyiz 🙂

Sizin de var mı hayatınızda  taşınmalar, kalbinizin  kaldığı bir yerler?

NOT: Çocuklaçocuk’u 3  koca yıl iki ayrı şehirden yürütebildiğimiz için de bir alkış ikimize lütfen 🙂