BENİM OĞLUM BÜYÜMÜŞ

Bir güne gelmez çocukların büyüdüğü derler ya büyüklerimiz, ne zaman iki bebeğim oldu da ne zaman büyüdüler bazen hayret ediyorum kendi kendime. Nerde benim kucağımda uyuttuğum, ayağımda salladığım, altını bezlediğim, gazı çıksın diye dakikalarca sırtını ovduğum minik bebeklerim. Onları ben büyütmedim mi yoksa rüya mıydı aklımda yarım yamalak kalan hatırladıklarım. Şimdi o bebekleri değil de, iki küçük delikanlı görüyorum karşımda, her konuda fikir yürütebilen, okuyan, araştıran, duyarlı , meraklı, hatta kendilerinden birşeyler öğrenebildiğim, iki küçük delikanlı.

Özellikle 8 yaşındaki büyük oğlumda çok bariz farklılıklar hissediyorum öncekine göre, büyük oğlum Oğuz Kaan sakin mizaçlı bir çocuktur. Oyunları, ilgileri hep kendi halindedir. Sevgisini pek fazla belli edemez, yakınlığını kimseye gösteremez. Bu sene 2. sınıf öğrencisi olan oğlumda bu aralar başta bu konu olmak üzere bazı değişiklikler farkediyorum. Sevdiklerine daha çok yakınlık gösteriyor eskiye göre. Öpüyor , öptürüyor, sarılıyor durup dururken büyüklerine.

Kastamonu tatilimizden bir enstantene; burada dedesiyle beraber , dedesine iyice sokulmuş oturuyor, birlikte maç seyrediyorlar. Futbola da önceden pek ilgisi olmadığı halde son bir kac haftadır maç saatlerini soruyor, babasıyla birlikte maç izlemeye gitmek istiyor, gidemezse skoru takip etmeye çalışıyor. Özellikle Galatasaray maçları hakkında bilgi edinmeye çalışıyor.

Arabaya olan ilgisi de arttı son zamanlarda. Arabada ön koltuga oturmak için adeta yalvarıyor, ben ne zaman arabadan insem bu kez direksiyona geçip araba kullanıyormuş gibi yapıyor, ama henüz çok erken güzel oğlum.

Benim cep telefonumun ayarlarıyla oynuyor, küçüklüğündeki gibi rastgele değil, bilinçli tercihler yaparak. Zil sesi ve görüntü ayarları sürekli değişiyor telefonumun. Topluluk içinde kim bu dakikalarca telefonunu çaldıran münasebetsiz diye düşündüğüm de cevabı ben oluyorum çoğu zaman.

Müziğe olan ilgisi de arttı bir süredir. Özellikle Ceza’nın Fark var ve Yerli Plaka şarkılarını ve Galatasaray marşlarını dinliyor.

Çok güzel espriler yapıyor, ben zaten hep gülerim çocuklarımın espirilerine, ama artık çok seviyeli ve zekice espriler yaptığı için karnıma ağrılar giriyor gülmekten.

Yeni hobiler ve uğraşılar buluyor. Fotoğraf makinası alabilmek için para biriktiriyor mesela. Bilgisayarda oyun oynamak yerine picasada fotograflarda değişiklikler yapıyor.

Bunu bir mim olarak başlatalım ve ilk olarak Mavianneyi, Fulya’yı, ardaverda’yı, erguvanağacını mimleyelim. Siz çocuklarınızın büyüdüğünü nelerden anlıyorsunuz?