Beni Af Ettin mi?

Aynı binada oturduğumuz yengemize yemeğe davetliydik. Evden çıkarken binbir tembih, binbir nasihat..

-Uslu durun, beni üzmeyin, sakın şımarmayın. Batu’yu kızdırmayın!

Bütün cümlelerime standart cevap:

-Peki anneciğim. Söz veriyoruz..

Asansörle aşağı iniyoruz. Zillerine bastığımız anda noluyorsa biranda verilen bütün sözler unutuluyor, nasihatler bir kenara atılıveriyor.

Şımarıklık, azgınlık hat safhada ?Ne kadar uyarsam da, çaktırmadan mıncırsam da fayda etmiyor. Gözlerim yerinden oynayacak ters ters bakmaktan;  ama ne faydaaa! Evden çıkmadan önce söz dinleyen uslu iki kuzu gitmiş, yerine benim tanımadığım, tuhaf, aşırı hareketli iki çocuk gelmiş.

Yemeğimizi yedikten sonra evimize dönüyoruz. Yaptıkları hatalar kapının önünde akıllarına dank ediyor.  Ben hiç konuşmuyorum. Tabi onlar da?

Odalarına çekiliyorlar sessizce bir şeylerle uğraşıp yatıyorlar. Ertesi gün Onlar’ı okula gönderdikten sonra bu kağıtları buluyorum..Anne yüreği dayanır mı bu kuzulara..

Siz olsanız ne yaparsınız şimdi?

Not:

1- okuma yazmayı öğrendiğinden beri çok kez aldım bu tarz mektupları.

2- ilk fotoğrafa bakarsanız , en sevdiği oyuncakları dizmiş. Bir kağıda gül çizmiş. Pet şişeyi kesip vazo yapmış gülü içine koymuş, üstelik vazoda su bile var.