Alice Harikalar Diyarı’nda

Nedense önyargıyla yaklaşmıştım Alice Harikalar Diyarı filmine, muhtemelen beğenmeyeceğim diye düşünüp gitmedim filme, ilginçtir Özlem’le konustuk da O da benimle aynı görüşte olduğu için izlememiş vizyondayken..Geçen akşam Digiturk de gösterimde olunca çocuklarla birlikte ben de oturdum ekran başına. Oturdum çünkü fragmanlarından izlediğim kadarıyla Harikalar Diyarı’nın korku dolu versiyonunu izleyeceğimi zannediyordum, gerekli gördüğüm yerlerde çocuklar korkmasın diye müdahale edecektim. Tabi ki yanılmışım, bundan sonra eşimin yaptığı gibi hiç bir filmi izlemeden önce fragmanını izlemeyeceğim..

Kesin olarak söyleyebileceğim bir şey varsa o da  filmde her rolün adamı Johnny Depp’in oynamasının büyük artı olduğudur,  kendisi benim “korku dolu bir karakter olsa gerek” tahminimin tam tersine iyi kalpli bir şapkacıydı ve makyajı, kostümleri, saçı başı ile çok da neşeliydi rolü,  her ne kadar Alice rolündeki Mia Wasikowska’yı  şu sıkıcı dizi Lale Devri’nde de rol alan Serenay Sarıkaya’ya benzettiğim için biraz itici bulsam da O da güzel oynamış Alis rolünü, izledikçe bir süre sonra kızı da benimsedim. Sevimli ikizler, tavsanlar, nargile içen tırtıl, buharlaşan kedi, tüm mekanlar, olağanüstü olaylar izlenmeye değer kılıyor filmi. Özellikle koca kafalı Kırmızı Kraliçe filmdeki kötü karakter olmasına rağmen çok ama çok eğlenceliydi, Kraliçe’nin etrafındaki karakterleri izlemek de çok keyifliydi, bunun tam tersine tahtı elinden alınan iyi kalpli Beyaz Kraliçe’nin kelebek edası el kıvırmaları bence oldukça sıkıcıydı , Jonhhy Depp’in muhteşem makyajına rağmen beyaz kraliçenin soluk yüzüne yapılan siyah makyajı biraz uyumsuz ve yanlış buldum ama film hakkındaki genel görüşümü çok da olumsuz etkilemedi.

Peki rüya mıydı harikalar diyarı yoksa gerçek miydi?kötü kalpli, koca kafalı, kırmızı kralicenin ve harikalar diyarının akıbeti  ne olacaktı?işte bütün bunlar için mutlaka izleyin bu filmi çocuklarınıza da izletin?.ben sonunu ilk izlediğimde kaçırdım. Çocuklarım bana mutlaka izlememi tembih ettiler. Ben de bir sonraki kanaldaki tekrar gösterimin sonunu izleyerek bitirdim filmi. İyi ki izlemişim çünkü Johnny Depp’in yaptığı Futterwacken dansına bayıldım.

Filmlerin sonunu söylemek hiç hoş değildir ama bu çok bilinen bir hikaye ve sonu da başından belli zaten, o yüzden oğlumun yaptığı eleştiriyi de yazmadan geçemeyeceğim;

-“Taht yine Beyaz Kraliçe’ye geçtiğinde heryer bahar gibi olsa daha güzel olurdu, değil mi anne” dedi.

Bu arada ben ilkokuldayken okumuştum bu hikayeyi ve devamında bir hikaye daha olduğunu hatılıyorum. Alis Aynalar Diyarında. O zamanlar bu hikaye de beni çok etkilemişti. Hatırlayan var mı?