Balık beslemeyle ilk tecrübem yıllar öncesine dayanır. O zamanlar kardeşimle birlikte iki japon balığı almıştık, balıklar bize biz balıklara öyle alışmıştık ki öldüklerinde çok üzüldüm ve bir daha evde hayvan beslemeyeceğime dair kendi kendime söz verdim. İki sene evvel çocuklar bana sözümü bozdurdular, ısrarlarına dayanamayıp birer balık aldım onlara. İki balık da çok fazla yaşamadan öldüler. Japon balıklarımız esrarengiz!! ölümleri hakkında yazdığım yazının üzerinden epey zaman geçmiş. Balıklar ölünce elimizde boş kalan fanusu cam boyalarıyla boyadık, bir süre öyle kullandık. Bu arada bizimkilerin istekleri bitmedi, kaplumbağa istediler, olmadı yeniden balık istediler, hiç birine razı olmadım. Balık hadisesini böylece kapattığımı düşünürken nedense geçtiğimiz günlerde kendimi akvaryumcuda buluverdim. İki balık Kadir Mert’e, iki balık da Oğuz Kaan’a aldık.. (daha fazla…)
Posts from ‘Temmuz, 2009’
YİNE BALIK ALDIK
STİL DİREKTÖRÜ İLE VIDI VIDI

Kırmızı Dantel Albüm yazımızda bahsettiğim sürpriz buluşma Stil Direktör’cüğüm Eda ile idi. Baksanıza gelir gelmez oğluşuma da stil yapmaya çalıştı. Kerem’cim de garibim, bu aralar herşeye yaptığı gibi Eda nın gözlüğünü de ağzına götürmeye çalıştı.
Eda ile yüzyüze bir araya gelmemiz hamileliğimin ilk başlarıydı. İlk defa bir blog arkadaşımla tanışacaktım, nasıl olur acaba diye düşünürken, zamanın nasıl geçtiğini anlamamıştık ve doktor kontrolume bir hayli geç kalmıştım. Çok kısa süren ilk buluşmayı telafi etmek için plan yapıp durduk, izmit-istanbul arası plan yapmak zor tabi, nerdeyse 1 yıl sonra bizde buluştuk.
Eve gelirken küçük bir kaybolma durumumuz oldu, bizim evi ararken başka sitedeki çocukları seyretmeye dalmış Eda’cım. Bu neye işarettir anlayın artık. İrem’le de çok iyi arkadaş oldular. Çocukların kalbini çalan insanlardan, Eda’cık.
KIRMIZI DANTEL KUMAŞ KAPLI ALBÜM

Çok sevdiğim bu pamuklu dantel kumaş parçası ne yapacağıma bir türlü karar veremediğimden uzun süredir bekliyordu. Arkadaşıma (simdilik sürpriz olsun, birlikte yazacağız buluşmamızı) hediye düşünürken, O’nun fotoğraflarını saklayabilmesi için albüm fikri geldi aklıma.
Baskı fotoğraflar hayatımızdan ne kadar azaldı değil mi? Oysa albümlerde fotoğraflara bakmak bir başka keyif veriyor bana. Üstelik baskıdan sürprizler çıkmıyor, fotoğrafları tek tek seçip, istediğimiz düzeltmeleri yapma gibi avantajlarımız var şimdi.
Albüm kaplama ilk yaptığımız çalışmalardan birisi idi. Ama o zaman dikiş makinamız yoktu tutkalla kaplamıştık kumaşı. Hala çok severek kullanıyorum yaptığımız albümü.
Bu kez farklı ve çok daha pratik bir yöntemle yaptım, hem arkadaşıma hem kendime.
BİSİKLET KAZASI

Bisiklet kazalarının yaz aylarında ne kadar fazla olduğunu geçenlerde bizim de başımıza gelince üzülerek fark ettim. Çok büyük boyutlarda olmasa da ne yazık ki Oğuz Kaan yokuş aşağı bisikletle hızla giderken kontrolünü kaybedip düşmüş. Ben bahçedeyken o bahçenin dışında hız denemesi yapmaya kalkışmış. Kuzeniyle birlikte ağlayarak geldiklerini görünce telaşla yanına gittim. Yürüyerek geldiğine göre bacaklarında birşey olmadığını anladım. kollarında da derin sıyrıklar dışında kırık çıkık yok gibi görünüyordu. Dudağı yarısına kadar şişmiş ve morarmış, alnında, burnunun yanında ve bir kolunda kanayan yaralar vardı. Hemen içeri alıp vücudunu kontrol ettim. Karnının sağ tarafında da sürtülmeden kaynaklanan bir yara ve karnının üzerinde bisikletin tekerleğinin izi vardı. Çok önemli bir durumu olmadığına karar verdik ama yine de pansuman yaptırmak için hastaneye götürdük. Hastanedeki nöbetçi doktor ilk kontrollerini yaptıktan sonra Tıp Fakültesinin aciline götürmemiz, tomografi ve karın ultrasonu çekilmesi gereketiğini söyleyince ufak bir şok yaşadık olduk.


