Cocuk, faaliyet, annelik, çocuklaçocuk, el becerisi, hobi, el yapımı oyuncaklar, el yapımı hediye fikirleri, çocukların kitaplığı, yemek tarifleri

Teog’um, Teog’sun, Teog’uz

teog

Bu sene 8. sınıfa başlayan büyük oğlumla birlikte büyük bir yarışın içine girmiş bulunuyoruz. Geçtiğimiz yıl, önceden adı SBS (Seviye Belirleme Sınavı) olan sınav TEOG  ( Temel Eğitimden OrtaÖğretime geçiş ) olarak hayatımızda yerini aldı. İlk senesinde bir çok belirsizlikler ve bilinmezler sınavı olarak heyecan yaratan sınavın sonucu da oldukça karmaşık oldu. Geçen yılki Teog  sınavında yüksek puanlarda çok fazla yığılma olduğu için bir çok başarılı öğrenci hakettiği okullara giremediler. Tekrarı olmayacak bir sınav sonucu olarak üzücü bir durum aslında. Bizim akıbetimiz ne yönde olacak heyecanlı bir bekleyiş içindeyim. 

Read More»

Ortaokula Merhaba, Anasınıfına Devam

orta3

  İrem’cim bu gün ortaokullu oldu.  Bana 5. sınıf halen ilkokulu anımsatsa, “ortaokul”  kelimesine çok alışamasam da 4+4+4 sisteminin 2. kısmına bugün başlıyor. Okula ilk başladığı gün oysa daha  dün gibi… Hafta sonu yeni sınıfları belli oldu, ilkokuldaki sınıflar karma yapıldı.  4 yıl birlikte okuduğu , sevdiği arkadaşlarından 4 ü ile birlikte yeni sınıfında birlikteler. Gönül hepsi birlikte devam etseydi istiyor ama diğer yandan da farklı ortamlara alışmaları için de  ortaokulda  her yıl yenilecek karma sınıflar, yeni arkadaşlar  onlar için de tecrübe olacak. Onlar için en büyük değişiklik sınıf öğretmeninin olmaması hatta bizim okulda  sabit sınıfları bile yok, derslikler arasında taşınıp duracaklar.  Yeniliklerle dolu bir yıl olacak onlar ve bizim için.

Ortaokula başlarken boylarımız arasındaki fark azaldı, 10 cm kadar. “Boyum kadar kızım var” sözünü yaşadığım günlerdeyim. Ergenlik belirtileri ile birlikte  ani çıkışlar, sinirlenmeler var ama bunları birden bir kenara bırakıp çocukluğa dönmeleri  de var.    Duygusal anlamda da yeni bir dönemdeyim anlayacağınız.

Kerem ise   şu an tam 5,5 yaşında ve anaokulunu tekrarlayacak. O’nun için sıkıcı mı olur acaba diye tereddütlerimiz oldu ama  taa 2 yıl önce dememiş miydik 5,5 çok erken diye. 5,5 yaşta okula başlama zorunluğu  davul ve zurnayla yapılan onca itiraza rağmen uygulanmıştı. Ne oldu da sessiz sedasız kalktı sizce? Çünkü 5,5 gerçekten erken. 

Read More»

Kışa Hazırlık Yiyecekler

dd

Şu günler kış hazırlıklarının yapılması için son güneşli günler. Bu günlerde biber ve kabak kurutmaya çalışıyorum. Biberleri ipe dizerek kurutuyorum, kabakları ise dilimleyip sadece ara ara ters yüz etmek yeterli. Ara ara ani bastıran yağmur alelacele hepsini toplayıp içeri almamıza, sonra tekrar dışarı çıkarmamıza neden oluyor. Pastırma sıcakları denen sıcak günler de dahil olmak üzere daha önümüzde epeyce güneşli gün olur diye düşünerek sebze ve meyve kurutmaya devam ediyorum…                                

Read More»

Uçaklar 2 : Söndür ve Kurtar

planes2_dusty

En sevdiği kitap Uçaklar ve Helikopterler  (Tübitak Yayınları) olan, okuma ve yazmayı bilmeden kitabından “Concorde”un  yazılışını   bulup Youtube’dan Concorde videoları seyreden oğlumun heyecanla beklediği filmdi Uçaklar 2-Söndür ve Kurtar.  Yayına girer girmez  izlemeyi hedeflesek de ilk hafta gidemedik, buna çok üzüldü doğal olarak.   1 hafta beklemeye ikna ettik ama nasıl bekleme … Her sabah  işyerindeyken  telefon açtı ve birlikte Uçaklar2  ye kaç gün  kaldığını konuştuk, hep aynı heyecanla.

Filmi Kerem’in  en yakın arkadaşlarından birisi  ile anneler  ve çocuklar olarak izledik.  Ben çok beğendim, İlk Uçaklar animasyon filminden de güzeldi bana göre. ” Hiç tanımadığı insanlar için kendilerini tehlikeye atan itfaiyecilere” adanan bir film.   İtfaiyecilik mesleğinin disiplin  istediğini,  ne kadar fedakar olduklarını   kahraman Dusty  ile anlatıyor. Aslında  hemen hemen her meslekte disiplin şart.   Ama insan hayatını kurtarabilmek için kendini tehlikye çekinmeden atmak da çok özel bir duygu…

Read More»

İçimizdeki Cennet- Dilara Koç

icimizdekicennet

Diloşum’un 2. kitabı “İçimizdeki Cennet- Sevgi” yi tatilde sakin sakin  keyfine vararak okudum. (Yaylada kızkardeşim okurken  meraklı göz gezdirmelerimi saymıyorum). Kimi yerde  kahkalarla güldüm, kimi yerlerde ağladım. Kitabı okurken anlatılanların  tamamen içine girdim, oralara gittim, dolaştım diyebilirim. Nasıl girmem; bu kitap beni  çocukluğuma, gençliğime götürdü. Dilara Koç kendi ailesi üzerinden anlatmış doğal olarak ama o dönemin kalabalık aileleri,  başta bir anneanne, akrabalık ilişkileri o kadar benzer ki… Dilara’nın anlattığı gibi “sevgi”  küçük şeylerde içimizde  saklı aslında, tıpkı kitabın arka kapağında olduğu gibi:

“İçimizdedir yaşamı güzelleştirmenin, yaşamı daha anlamlı ve masalsı kılmanın formülü. Sevginin nurudur, hayatın aslı astarı.”

Sevgi dolu bir ortama, dostlara sahip olmak  paha biçilemez.  Ama öyle kolay  da değil sahip olmak;, emek ister , saygı ister, hoşgörü ister…

İçimizdeki Cennet- Sevgi’nin bana hissettirdikleri;

1- Çocuklarımı keşke ben de kalabalık aile ortamında büyütebilsem, uktedir içimde. Anneanne, babaanne, dede, kuzenler hep aynı avluya açılan bir evde yaşasalar tıpkı benim çocukluğum gibi.  Tamam bu aynı avlu bu dönemde abartı oldu ama yakın evlerde çok güzel olurdu, aynı şehre de razıyım :( (Bu arada büyüyünce lişkiler ama küçükken yaşadığın o sıcaklık /sevgi yumağı ortamı sana en büyük kazanım)

2- Kalabalık bir aile kendi başına kişisel bir gelişim…

Read More»