Cocuk, faaliyet, annelik, çocuklaçocuk, el becerisi, hobi, el yapımı oyuncaklar, el yapımı hediye fikirleri, çocukların kitaplığı, yemek tarifleri

Kayısı pestili

pestil--kayisi

Yaz aylarını kış hazırlıkları yaparak geçirmek bir ritüel oldu artık. Bunların başında dondurulanlar, sonra asma yaprağı salamura yapma, salçalar ve kurutmalıklar geliyor. Elma, armut, kiraz ve hatta şeftali gibi meyveleri kurutuyorum genellikle. Kayseri’de kayısı en çok kurutulan meyvelerden, bense pestil halini tüketmeyi daha çok sevdiğim için bu şekilde hazırlıyorum.

Read More»

Tekne- Çocuklarla Geri Dönüşüm Faaliyeti

tekne2

Elimizdeki pet şişe ve  köpük tabakla ne yapabiliriz derken  oğlumun  geliştirdiği bizim de yardımcı olduğumuz bir etkinlik oldu bu tekne.  Köpük tabağın altına pet şişe bağlayarak havuzda yüzdürmek istedi. Tek pet şişe yetmedi, ilaveler eklendi. Yelken  için eski ayakkabı torbalarından  ve bükülmüş daldan  faydalandık.  (Dalı  su dolu bir  kapta büküp şekil vermenizde mümkün) Dalları geçireceğimiz kısmı iğne iplikle  belirledik.  Kürekler için köpük tabağın yan kısımlarında  delik açtık. Hazırladığımız yelkeni de  tabağın orta kısmına yerleştirerek teknemizi tamamladık.   Detaylı görseller  aşağıdaki gibi.

Sonrasında havuza koşup tekneyi yüzdürdük, asıl keyifli kısım  bu oldu. Teknemizin hareketli haline de instagram hesabımızdan ulaşabilirsiniz, buraya lütfen.

Read More»

Senede 1 Hafta – Bürücek

burucek-4

Kardeşlerim ve ben Adana’dan uzak farklı şehirlerde yaşamaktayız. Çocukluğumuzda ve  Adana’da yaşadığımız dönemde yazları geçirdiğimiz yayladan da uzak kalıyoruz haliyle.   Bayram tatilleri de bizim bir araya gelmemiz için vesile oluyor.  Ok-Yay oyuncağımızdan  bahsetmişken güzel  yaylamız Bürücek fotolarını da yayınlamak istiyorum.  Karaçam, ladin, katran ağaçları arasında yaklaşık 1350  mt. rakımlı bir yaylamız var.  Evlerin bahçelerindeki çiçekler, meyveler  envai çeşit. Alt kısımdaki ilgili yazılardan daha önceki Bürücek yazılarımıza ulaşılabilir. Havası temiz, sakin huzurlu bir yayla. Adana da yazları geçirmek için kurtarıcı.

Read More»

Ok ve Yay- Kendin Yap

ok-yay

Bayramı güzel yaylamızda geçirmiştik ailecek, Bürücek‘te. Doğa içerisinde kendi oyuncağımızı,  ok-yayımızı yaptık. Paylaşmak  için ancak fırsat ve motivasyon bulabiliyorum, malum  güzel Türkiye’mizde  yaşadıklarımız  inanılmaz üzücü,  moral bırakmadı 🙁

Aslında ok ve yay yapalım diye bir niyetimiz yoktu başlangıçta, yay  formunda  bir sopa bulmamızla başladı proje.   Oklar için  uygun ağaç dalları bulmak daha kolaydı, sopaları çakı ile şekillendirdik. Sonrasında  her bir parça için  evdeki malzemelerden en uygunlarını seçmeye çalıştık; esnek ip kısmı için  annemin dikiş sepetinden  lastik, okların yerleştirilmesi için pvc borudan küçük bir parça… 

Read More»

Oblomov – Gonçarov

Oblomov

Oblomov’u  ağır ağır, sindire sindire,  yanımdakilere anlata anlata okudum.  Bu yeni alışkanlığım; okuduğum kitabın sevdiğim bölümlerini anlatıp duruyorum. Kitap düşkünleri için  can sıkıcı bir durumdur eminim,  yanımdakileri de  aynı kitabı okumaktan vazgeçiriyor olabilirim. Eşim, zaman zaman okuduğum  kitabın içinde yaşadığımı da  söylüyor:)   Kısaca etrafımdakiler benden bol miktarda   Oblomov dinlediler, o kadar çok anlattım ki (kitabın yarısına bile gelmemiştim) eşim bu kadar anlattın daha yarısı etmemiş kitabın, okuduğundan fazlasını mı anlatıyorsun  diye dalga  geçti benle.

Ivan Gonçarov’un bu kitabı 1812  yılında yazdığına inanmakta zorlandım. Aradan 200 yıl geçiyor insanoğlu hep aynı:) haini hain, safı saf. Oblomov ise temiz  tertemiz ama hiç bir katalizör onu hareketlendirmeye yetmiyor maalesef.  Bu arada benim okuduğum kitabın Ruşça dan çeviren  Gülderen Süer idi,  çok anlaşılır hatasız bir Türkçe  olması dolayısı ile de zorlanmadan okudum.    Çok klasikleri okuyabildiğimi söyleyemem ama Oblomov u sevdim bence okunması gereken bir kitap.   Ne zaman miskinlik yapsamhep aklımda olacak.

Kitabı okumayıp /  okumayı düşünenler devam etmesin  yazının burdan sonrasına lütfen heyecanı kaçmasın.

Oblomov’un miskinliğinden kurtulması umuduyla okudum hep sonuna kadar. Her bir aşamada umutla doldum, Olga’nın tersine O’nun değişmeyeceği ümidimi son dakikaya kadar  bırakamadım. Olmadı ama, iyi saf adam kurtulamadı üstündeki ölü toprağından…. O’nu kandırmaya çalışanları geç de olsa kendinden uzaklaştırsa da çıkamadı evinden.   Hiç bir şey için hırslanmadığından mı, azla yetinebildiğinden mi oldu  bilemiyorum.

Read More»