Cocuk, faaliyet, annelik, çocuklaçocuk, el becerisi, hobi, el yapımı oyuncaklar, el yapımı hediye fikirleri, çocukların kitaplığı, yemek tarifleri

Kuantum Beslenme- Ayşegül Çoruhlu

Ayşegül Çoruhlu bizim evimizde çok sözü geçen bir doktor, ailemizin doktoru 🙂 Kitapları sayesinde beslenme düzenimiz değişti. Alkali Diyet ve Tokuz Ama Açız  kitaplarını okur okumaz hoop diye değiştik diyemeyeceğim elbet,  değişim yavaş yavaş oldu. Şunları yiyin, bunlar yasak şeklinde  standart bir diyet kitapları olarak düşünmeyin (gerçi ben diyet kitabı okumadığımdan nasıl olur pek bilmem ama arkadaşlarımdan bildiğim diyetisyen sonrasında yapılan diyet listeleri yok)  “Kuantum Beslenme” de  diğer 2 kitabın özet tekrarları ve ilave yeni bilgilerden oluşuyor. Sağlığımızın, gençliğimizin, mutluluğumuzun kaynağının hücrelerimiz ve hücrelerimizin enerjisi  için seçtiğimiz yakıtlara bağlı olduğunu net bir şekilde anlatmakta bize.  Tersi olarak da hastalıkların oluşması da bizim hücrelerimize gösterdiğimiz ihtimamla ilgili.

Read More»

Safranbolu-2 Tokatlı Kanyonu

Safranbolu eski çarşıda geçirdiğimiz günden sonra 2. günümüzü Tokatlı Kanyonu’na ayırdık. Kanyonu gezmek için cüzi bir giriş ücreti var (3 TL-2017) değer bence. Kanyonun toplam 9 km olduğu yazıyor fakat sanırım bizim yürüdüğümüz alan yarısı kadardı. Doğada yürüyüşü seviyorsanız paha biçilmez. Yeşilin her tonu, akarsu sesi…

Yalnız söylemeden edemeyeceğim, o güzelim suya pet şişesini atanlar ruhsuzlar, hiç gezmeyip evde otursunlar! Doğa fazla onlara, çöpleri ile evde yaşasınlar! Elinde taşır çantasına koyar da yine de  çöp atmaya kıyamaz insan böyle bir güzelliğe.

Read More»

Bir Ev Kazası

Bir ev kazasında düştüm ve sağ omuzunda bir çatlak oluştu. Acilde çekilen röntgende kırık görünmüyordu fakat ertesi gün ortopedi uzmanının kontrolü  ve çekilen  MR sonrasında çatlak tespit edildi. Ve hayatımıza yeni bir terim girdi “humerus üst uç  kırık- kapalı”. Çok şükür bir ameliyat veya alçı  gerekmedi, askılık kullanıyorum. Çok daha kötü hastalıklar var, binlerce şükür halime, ağlayıp sızlanmak istemiyorum. Amma velakin bir sağ el kullanıcısı ( sağlak ?:)) olarak sol elle yapılabilecekler oldukça kısıtlı, elim kolum bağlı oturuyorum.  Yaklaşık 2 hafta oldu.

İlk muayene sonrasında; “elimi oynatabiliyorum, nasılsa sorun  da omuzumda” diyerek  bazı işleri evden  labtopta yapabilecegimi düşünmüştüm fakat bu hayalperestlik çok uzun sürmedi. Bir kaç gün sonra  doktorumun  bana neden kızdığını, ” bu konuyu ciddiye alın, mühendis hanım”dediğini anladım. İnsan hasta olduğunu kabullenmesi gerçekten moral bozucu oluyor .Hayalperest halim daha iyiydi :))

Read More»

Safranbolu-1

Mayıs Ayı’nın başıydı Safranbolu’ya gidişimiz, iki günlük kısa bir tatil. Kalabalık 1 Mayıs tatili seçmemiz dışında her şey çok güzeldi, Mostar’a benzettik Safranbolu’nun evlerini. Tepeler üzerine kurulmuş yürüyerek gezebileceğiniz bir şehir;  yazın bağlara gidilirmiş, “Çarşı” kısmı eski kışlık olarak kullanılan şehir kısmı. Çarşı ve Bağlar semtlerinde toplu olarak korunabilmiş Safranbolu evleri.

Çok kısa bir tarihi bilgi;
Safranbolu antik devirde “Pablogonya” olarak bilinmektedir. 1196 yılında Selçuklular tarafından alınmış ve Türklerin egemenliği altına girmiştir. Tarih boyunca çeşitli uygarlıklar arasında yerde el değiştirdiği gibi Türk beylikleri ve Osmanlı arasında da değiştirmişti 1423 yılından itibaren Osmanlıların kesin egemenliğine girmiştir 17. yüzyıldı Sinop- Gerede- İstanbul ticaret yolu üzerinde önemli bir konaklama ve malların değişim merkezi olmuştur.
Safranbolu sivil Osmanlı mimarisini yansıtan geleneksel Türk evleriyle , toplum yaşantısının bütün özelliklerini günümüze taşıması ve  zamana karşı kurulmasıyla 17 Aralık 1994 tarihinde Dünya miras listesine alınmıştır.

Read More»

Güzel Kaybedenler ve Huzursuzluk

Çocukların okuduklarından bizim okuduklarımıza… Gariptir buraya yazmak istediğim  kitapları başucumdan kaldıramıyorum:) Başucumdaki kitap yığını; okuyacaklarım, okumakta olduklarım, hep yanımda olsun istediklerim 🙂 ve bitirdiğim ama Çocuklaçocuk’a henüz yazmadıklarımdan oluşuyor haliyle:)   kendim için  de arşiv oluyor bir yandan. Araya tatil falan girince bu kitapları da beklettim epey.

Huzursuzluk- Livaneli;  Kitabın girişinden :

“Harese nedir, bilir misin ? Arapça eski bir kelimedir. Bildiğin hırs, haris, ihtiras, muhteris sözlerinden türemiştir. Harese şudur; “Develere çöl gemileri derler, bu  mübarek hayvan 3 hafta yemeden içmeden, aç susuz çölde yürür de yürür; o kadar dayanıklıdır yani. Ama çölde çok sevdikleri bir diken vardır. Gördükleri yerde o dikeni koparır çiğnemeye başlarlar. Keskin diken hayvanın ağzında yaralar açar, o yarlardan kan akmaya başlar. Tuzlu kanın tadı dikeninkiyle karışında bu devenin daha çok hoşuna gider. Böylece yedikçe kanar, kandıkça yer, bir türlü

Read More»